Bu Blogda Ara

4 Ocak 2013 Cuma

Berlin'e Gidenlere Bir Tavsiye: Sachsenhausen Toplama Kampı

Almanya'ya gittiğinizde yakın tarihle ilgili olarak görülmesigereken yerlerden biriside Nazilerin toplama kampları. Berlin'e gidenler için oldukça yakın yarım günlük bir zaman ayırma ile ziyaret edilecek bir kamp var. Sachsenhausen Toplama Kampı.

Sachsenhausen-Nazilerin Toplama Kampı. Orainenburg yönüne giden S1 treni ile gidiliyor. Burası Berlin C bölgesi. Bu nedenle ABC bileti gerekiyor. Kontrol ihtimali yüksek (ki dönüşte sivil görevliler kontrol yaptı). AB bileti ile gitmeyin. İnince hafta içi daha sık hafta sonu 2 saate bir istasyondan kampa giden 804 no lu otobüs var. İstasyon kamp arası 2 km. Bence bu güzel köyde yürümeğe değer.







Sachsenhausen-Nazilerin Toplama Kampı yolu üzerindeki heykel. Müttefik kuvvetlerin Almanya’ya ilerleyişi artık durdurulamayacağı anlaşılmıştı.Naziler, Sachsenhausen Toplama Kampı'ndaki 30,000 esiri kuzeybatı istikametinde “ölüm yürüyüşü” adı verilen zorunlu yürüyüşe tabi tutmuşlar; hasta ve güçsüz olanları ve yürüyüş temposuna ayak uyduramayanları öldürmüşlerdir. Bu yürüyüş sırasında hayatta kalmayı başarabilenler Sovyet Kızılordusu tarafından 2 Mayıs 1945 tarihinde Schwerin kasabası yakınlarında bulunup serbest bırakılmış.


Kampın girişindeki A1 kulesi. Burası tüm kampa hakim; görüş açısı sağlayan, giriş çıkış kemeri- taramalı gözcü tüfeklerinin konuşlandığı kule-gece aydınlatma panelleri merkezi.





Savaş sonunda SSCB ordusunun kampı teslim aldığı an’ın hatırına saat 11.07 geçede durmakta.




1936-1945 yılları arasında faaliyet göstermiş Sachsenhausen toplama kampının ön kapısında "Arbeit Macht Frei" (Çalışma özgürlük getirir) ibaresi yer almaktadır. 22 Nisan 1945 tarihinde SSCBl Ordusunun 47. tugayı tarafından özgürlüğe kavuşturulan kampta toplam 200,000'den fazla insan tutsak edilmiş, bunlardan 100,000'i hastalık, yetersiz beslenme, tifo, sarılık ve kışın dondurucu ayazı karşısında hayatını kaybetmiştir. Yukarıda belirtilen nedenler haricinde, birçok insan, tıbbi alandaki deneysel amaçlarla öldürülmüşlerdir. 





1936 yılında Nazi yönetiminin 1936 olimpiyatlarına ev sahipliği yaptığı dönemde Esterwegen toplama kampından getirilen 50 esir işçi tarafından Nazi Almanyası'nın ilk toplama kampı olarak inşa edilen ve daha sonraki yıllarda inşa edilen diğer toplama kampları için örnek oluşturan Sachsenhausen Kampı, Nazi diktatörü Adolf Hitler tarafından “tamamen modern” olarak tanımlanmıştır. İnşaatın sona ermesini müteakip, homoseksüeller, sendika üyeleri ve belli dini grup mensupları kampın ilk esirleri olmuştur. 1938 yılı Kasım ayındaki “Kristal Gece”'nin (Kristallnacht) hemen ardından da binlerce Yahudi kampta tutsak edilmiştir.II. Dünya Savaşı'nın patlak vermesinin hemen öncesinde, 1939 yılının Eylül ayı ortalarında, Alman polisi, Berlin belediye sınırlarında yaşayan ve çoğunluğu Polonya vatandaşı ve heimatlos (vatansız) olan 900 Yahudiyi tutuklayarak Sachsenhausen’a getirmişlerdir. Bu insanların çoğu, açlık, bitkinlik, kötü muamele ve tedavi edilmemeleri nedeniyle hayatlarını kaybetmişlerdir. 1940 yılına gelindiğinde, Alman işgali altındaki Polonya topraklarındaki eğitimli elit tabakayı eritmek amacıyla, çoğu öğretmen, doktor, papaz, kamu görevlisi ve Alman işgaline muhalefet eden lider konumundaki diğer Polonyalılar Sachsenhausen kampına getirilmişlerdir.



Yataklar 70 cm.







 Bu kısım kampın kurallarına karşı gelen, ceza verilenlerin bulunduğu disiplin alanı. Cezalardan birisi de direklere arkadan elleri bağlanmış şekilde askıda tutulmak. Bu esnada duyulan acı nedeniyle çıkan seslerden korkan kampta kalanlar kurallara uyması sağlanıyor
    
 Özgürlük o kapının ardındaydı. 200 bin kişi için




...Dikenli teller; elektrik yüklü teller ile yürüyüş yolu arasındaki hat yasak bölge geçilirse nöbetçiler; vur emri beklemeden ateş etme yetkisine sahipler. İlk başlarda kamptakilerin sık sık geçmesiyle bir çeşit kampın intihar alanına dönen bu hattın nöbetçilerine sonraları sadece bacaklardan vurma yetkisi verilerek intiharlara son verilmesi önlenmiş....

Küllerin gömüldüğü yerler. Kül gömme alanları, Gaz odalarının hemen yanında ve küllerinin dağılmaması için açılmış çukurlar. Bu çukurlarda toplamda 100.000’den fazla ceset yakılmış 







4 Nisan 1941 tarihinde, Eichberg Akıl Hastalıkları Hastanesi başhekimi olan Friedrich Mennecke isimli SS doktoru, “14f13” kod adıyla tarihe geçen ve Sachsenhausen kampındaki fiziksel/zihinsel özürlü ve güçsüzlere ötenezya uygulanması için aday tespiti yapmıştır. Haziran 1941’e gelindiğinde, seçilen ötenezya adayları SS subayları tarafından sistematik ölümlerin gerçekleştirildiği “Sonnenstein Ötenezya Merkezi” 'ne nakledilmiştir. Hasta ve güçsüz olan bu insanların hayatları Alman doktorları tarafından buradaki gaz odalarında sona erdirilmiştir.


Fırınlar ve o dönem fotoğrafları







Gaz odalarının bulunduğu bölüm





Pataloji laboratuvarı. 4 Nisan 1941 tarihinde, Eichberg Akıl Hastalıkları Hastanesi başhekimi olan Friedrich Mennecke isimli SS doktoru, “14f13” kod adıyla tarihe geçen ve Sachsenhausen kampındaki fiziksel/zihinsel özürlü ve güçsüzlere ötenezya uygulanması için aday tespiti yapmıştır. Haziran 1941’e gelindiğinde, seçilen ötenezya adayları SS subayları tarafından sistematik ölümlerin gerçekleştirildiği “Sonnenstein Ötenezya Merkezi” 'ne nakledilmiştir. Hasta ve güçsüz olan bu insanların hayatları Alman doktorları tarafından buradaki gaz odalarında sona erdirilmiştir.


 Morglar.. Sachsenhausen’ın diğer toplama kamplarından en öenmli farklarından birisi de burada çeşitli tıbbi deneyler yaparak yeni ilaç ve tedavilerin keşfi ve Almanya’nın tıbbi gelişmesine bilimsel katkıda bulunuyor olması. Tabiki deneyler için kullanılan denekler de kampta bulunanlar..


Cesetlerin çıkarıldığı dehliz

 Ağustos 1941’de Sovyet Kızılordu mensubu yaklaşık 18,000 savaş esiri Sachsenhausen toplama kampına intikal etmiştir. Esirlerin kampa varışlarının hemen ardından 13,000’den fazlası Naziler tarafından vurularak öldürmüşler.



Kamp info irişinden ana kapıya devam ederken sağdaki bina; kamp esirleri buraya “yeşil canavar” adını vermişler. Akşamları içeriden SS subaylarının kahkaha ve eğlence sesleri gelir ertesi sabah stresli olan, akşam kumarda yenilmiş subaylar acısını kamp sakin(!)lerinden çıkarırmış. Yine de; bu yerde hizmet etmek kampdakiler için birer nimet sayılırmış çünkü çaldıkları fazladan yiyecek ve kışın soğuktan korunan bir çatı demekmiş. Biz geldiğimizde (Ağustos 2012) restorasyonu devam ediyordu.







SSCB'nin inşa ettiği anıt.



2 Mayıs 1945 tarihinde SSCB kamptaki yahudi esirleri özgürlüklerine kavuşturdu. Peki, sonra ne oldu? Bu kampı Sovyetler kendi rejim karşıtları için hapishane olarak kullanmaya başladılar. Kampın kuzeyinde yeni barakalarda bir çok rejim karşıtı Rus, Çek, Polonyalı, Romen işkence gördü. Ya bu gün. O kampta esir olan yahudilerin torunları Filistin'de ne yapıyor? İnsanlık değişmiyor anlaşılan...