Bu Blogda Ara

29 Temmuz 2015 Çarşamba

Ve Nermin Hanım 90 Yaşında


11 Haziran 2015 Perşembe

Dost ve Kardeş Ülke Azerbaycan'nın Başkenti BAKU




Azerbaycan Kafkaslar’ın güneyinde, Hazar Denizi kıyısında, Azərbaycan Respublikası diye geçiyor. Avrupa ve Asya’nın arasında kalan Azerbaycan, bazen Asya bazen de Avrupa ülkesi olarak kabul ediliyor.

İş nedeniyle gidip 1 hafta kalıp Bakü’yü gezme olanağı bulduk. Tarihi zenginliği, benzerliği, dil kolaylığı, kültürü, lezzetli yemekleri, uygun fiyatları, kardeşçe ve yardımsever halkıyla gezmeye değer

Azerbaycan’a THY, Pegasus, AZAL (Azerbaycan Havayolları) ile gidebilirsiniz. Tavsiyem THY. Pgegasus AZAL ile ortak uçuyor. Azerbaycan para birimi Manat olup, 1 Manat = 1 Euro. Azerbaycan yeşil pasaporta vize istemiyor ama normal pasaporta istiyor. Uçakla gidecekseniz Azerbaycan vizesini Bakü Havalimanı’nda 10 Dolara alabilirsiniz. Otele de gelince polis için bir belge dolduruyorsunuz bunun bir kopyasını alın bazen havaalanında ayrılırken istiyorlar. Dönüşte AZALAIR ile dönerken, iki kişi tek valizimiz 23 kg dı.3 kg fazlalık var diyerek 150 manat = 150 Euro istediler. Dikkat !!! (Tabi vermedik, valizden 3 kg boşaltıp yanımıza aldık)

Azerbaycan’ın başkenti ve Kafkasların en büyük kenti Bakü‘nün nüfusu 2 milyonun üzerinde. Bakü’yü üç bölgeye ayırabiliriz: tarihi yerlerin olduğu eski kent yani İçeri Şehir (İçəri Şəhər), Sovyetler döneminde inşa edilen kısım ve modern Bakü. Bakü’nün merkezini yürüyerek gezebilirsiniz. Metro, minibüs ve otobüsle 0.20 Manata şehir içi ulaşım mümkün. Ülkenin en doğusundaki ve en önemli sanayi, ticaret ve kültür merkezi olmanın yanı sıra bir liman kenti olarak da önemlidir. Şehirde yaşayanların büyük çoğunluğunu Azerbaycanlılar oluşturur.

2006 yılında faaliyete geçen Bakü Tiflis Ceyhan Petrol Boru Hattı’nın (BTC) çıkış noktasıdır. Bakü Limanı, Hazar Denizi nin en önemli limanıdır. Şehirde tiyatro, kütüphane, sinema ve diğer kültürel mekânlara sık rastlanır.

Bakü’de gezilecek-görülecek yerler arasında Kız Kulesi (Gız Qalası), Şirvan Şah Sarayı, Taza Pir Camii, Şehitler Yolu, Devlet Sanat Müzesi, Nizami Azerbaycan Edebiyat Müzesi, Halı Müzesi, Rus Kilisesi, Rostropovich Müzesi, TV Kulesi, Bakü Filarmoni Binası, Nariman Narimanov Evi Müzesi, El Yazmaları Müzesi, Dom Sovyet, Tagiyev Tarih Müzesi, Bakü Bulvarı, Nizami Caddesi, Havuzlu Meydan, Ermeni Kilisesi’ni sayabilirim. Bakü yazımda kentten daha fazla bahsedeceğim.


Değişik mimariyle yapılan binalar şehrin silüetini değiştirmeye başlamış. Merkezde ise hummalı bir yenileme çalışması var. Binalar ve meydanlar dışarıdan pırıl pırıl görülüyor. Gerçi bu biraz aldatıcı bir durum çünkü genelde binaların içi yenilenmiyor. Devlet binaların dış yüzünü bedava yeniliyor, ama içleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğiz.


Baku eyes ve dev Azerbaycan bayrağı ile Eurovision konser salonu adası "Baku Crystal Hall"
 



Yeni binalar arasında ilgi çeken en önemli yapı; Flame Tower. Türk inşaat firması tarafından yapılmış.  190 metre yüksekliğinde 3 binadan oluşmaktadır.





Hazar denizi kıyısındaki bulvar ve bu bulvar üzerindeki kafe ve restoranlarda keyifli. Ana caddeden karşıya geçtiğinizde lüks dükkanlar sizi karşılıyor. Ama Baku'den bir şey almanızı tavsiye etmem çok pahallı.
Şehirde görülecek yerleri saymadan önce birkaç bilgi vereyim. Bakü’ye Azerice “Bakı” deniyor ve “Rüzgarlı Şehir” anlamına geliyor. Yaz kış rüzgar varmış. Ağustos ve Temmuz’da 35-40 derece. Bakü’ye gelmek için en iyi zamanlar Mayıs, Eylül ve Ekim. Diğer zamanlarda serin ya da çok şiddetli rüzgarlı olabiliyor.

Bakü’nün ana tarihi bölgesi “içeri şehir”, Azeriler bölgeye “köhne şehir” de diyorlar. Yarım gününüzü rahatlıkla ara sokaklarda kaybolarak geçirebilirsiniz. Kale içinde kalan şehirde turistik mekanlar, halı satıcıları var. 12. yüzyılda kenti savunmak amacıyla inşa edilen duvarların büyük bir bölümüyle çevrili, yukarı kapıdan girip Hazar Denizinin kenarındaki Bakü’nün sembollerinden Kız Kalesi’de içeri şehirdeki gezinizi sonlandırabilirsiniz. ХII. yüzyılda mimar Masud ibn Davut tarafından inşa edilen Kız Kalesi, bölgenin diğer gözde yapılarındandır. Kalenin gövdesi kireç taşından yapılmış olup içe meyilli yatay taş sıraları ve kaburgalı cephe görünümüne sahiptir. Kalenin hemen yanında ağaçlar altında küçük bir kafe va dinlenmek için ideal









Bir diğer mekan; Şirvan Şahlar Sarayı 15. yüzyılda inşa edilen bu saray, Bakü’nün Şirvan Şahları’na başkentlik yaptığını gösteren ihtişamlı mimari örneği. Kent merkezinde bulunan savunma duvarlarının içerisinde

Şehirin bir güzel ve tarihi mekanı 1918 yılında Rus ordusu tarafından işgale uğrayan Azerbaycan’a yardım etmek için gelip, şehit olan Türk askerleri ve Azerbaycanlı askerlerin gömüldükleri yer olan Şehitlik, şehre hakim bir tepede yer alıyor. Şehitliğin denize bakan, çok güzel panoramaya sahip uç bölgesinde şehitlerin hatırasına dikilen büyük bir kubbenin içerisinde hiç sönmeyen bir ateş yanıyor.






Şehrin merkezinde yer alan  Fıskiye Meydanı Bakü’nün en cıvıl cıvıl bölgesi. Nizami caddesinden buraya ulaşbilirsiniz. Nizami caddesi Bakü’nün en önemli caddelerindendir. Kaldırım taşlarıyla, binalarıyla, ünlü markaların mağazalarıyla görülmeye değer bir caddedir.Cadde taşıt trafiğine kapalı olduğu için rahatça gezilebiliyor.Cadde uzun bir caddedir ve yer yer sokak heykelleriyle karşılaşılıyor.

Ayrı bir başlık Haydar Aliyev Kültür Merkezi
Bakü’deki en orijinal mimariye sahip bina, Haydar Aliyev Kültür Merkezi oluyor. 2013’te hizmete giren Kültür Merkezinin içerisinde, konferans salonu, kütüphane, müze, medya merkezi ve galeriler bulunuyor. Ünlü mimar Zaha Hadid’in imzasını taşıyan binanın mimarisi bir söylentiye göre Azerbaycan mitolojisinde yer alan Hazar denizinin yükselişini yansıtması, diğer bir söylentiye göre ise Haydar Aliyev’in imzası şeklinde olmasıdır.





Bu güzel yapıyı yapan; projesinde yüklenici firma, Antalya Havalimanı ve Adnan Menderes Havalimanı gibi büyük projelere imza atmış IC Oteller zincirinin sahibi İçtaş AŞ. Şirket, Azeri ortağı Azersun ile "DİA Holding".

Şehirde inşat sürüyor demiştik. Bu hafta sonu Baku 2015 1ST EUROPEAN GAMES açılıyor.68 bin kişilik olimpiyat stadı, kapalı spor salonu ve tesisler hızla devam ediyor.


Bakü’nün dışında Ateşgâh (Ateshgah) Tapınağı; ünlü bir ateş tapınağı olma özelliği taşımaktadır. Ateşgah, 16 – 18. yüzyıllar arasında bölgedeki doğal gaz ile aralıksız yanan bir tapınak işlevi görüyordu. Şu an yine verilen gaz ile yanmaya devam eden ateş, tapınağın orta yerinde konumlanıyor.) Bu ibadethanede; ortada yanan büyükçe bir ateş, çevrede ise çeşitli bölgelerden hac için gelenlerin kalıp küçük bir delikten ateşe bakarak ibadetlerini yaptıkları hücreler bulunmaktadır. Günümüzde hücreler müzeye dönüştürülmüş olsa da, eski dönemlerden yakın tarihe kadar geçen olaylar hakkında bilgi veren eşya, maket ve figürler; zamanın tüm ruhunu taşımaktadır. Eskiden İpek Yolu tüccarları için önemli bir uğrak yeri olması, yapının başka bir özelliğidir.


Çalışmaktan gidemediğimiz Bakü’nün 70 km güneyinde yer alan Gobustan’da ise; oyma taşlar, kamplar, mezarlık anıtları ve mağaralar görülmesi gereken yerlerdendir. Buraya toplu ulaşım ile, güney yönüne giden otobüslere binip, sonrasında yol ayrımında bekleyen taksiler aracılığıyla gidilebilir. Bu bölgedeki kayalarda 12. yüzyıla tarihlenen çeşitli resimler ve yazılar yer alıyor. Ayrıca çevredeki çok sayıda çamur volkanları da ziyaret edilen yerlerin arasındaymış.

Tabi bir de Hazar Denizi kıyısında yemek yemenizi öneririm. Yıllardır coğrafya kitaplarında okuduğumuz o Hazar Denizi



Azerbaycan Yemekleri

Azerbaycan yemeklerinde bol miktarda mevsim sebzeleri ve yeşillik kullanılır. Nane, kişniş, dereotu, fesleğen, maydanoz, tarhun, pırasa, kekik, frenk soğanı, mercanköşk, taze soğan gibi taze otlar (goy) çok yaygın tüketilir ve ana yemeklere eşlik eder. En çok koyun ve dana eti yenir. Pilav (plov) çok önemli bir yemek ve safranlısı gibi birçok çeşidi yapılır. Azeri mutfağında safranlı yapılan 50 çeşit yemek var. Azeriler yoğurt (qatik), peynir (pendir), ekmek (çorek), salata (salat) severler.

Azeri yemekleri

Yarpaq dolması – Yaprak sarması
Kelem dolması – Lahana sarması
Badımjan dolması – Patlıcan dolması
Kabab – Kebap
Balıq – Şişte mersin balığı yaygın
Dograma – Yoğurt, patates, soğan, salatalıkla yapılan soğuk çorba
Duşbara – Kıymalı bir sulu mantı yemeği
Lavangi – Ceviz ve otlu tavuk dolması
Lüle kabab – Urfa kebaba benzer
Piti – Koyun eti, nohut, safranlı güveç
Tika kabab (şaşlık) – Şiş kebap
Bozbaş – Kuzu etli çorba
 Hazar’ın ünlü balığı Asetrin ise ızgarası yapılarak tüketilmektedir. Bunun yanında çok yaygın tüketilen ve içi kıymalı ya da patatesli olan Piroşki de bir tür hamur kızartmasıdır.








Azerbaycan’da Türkiye’de olduğu gibi siyah çay çok içiliyor. Bizim “ince belli” tabir ettiğimiz çay bardağına onlar armuda benzerliği nedeniyle armudu diyorlar. Her yerde çay evi (çayhana) var. Çay yanında zengin bir ikram geliyor.




Çeşitli pilav, çorba ve salata türleri olan Azeri mutfağında sebze yemekleri oldukça azdır. Mantı ve buna benzer hamurlu yemekler ise her restoranda kendini gösterir. Mesela küçük mantılarla yapılan Düşbere ,oldukça lezzetli bir çorbadır. Büyük bir tas içinde ikram edilir ve oldukça doyurucu bir özelliğe sahiptir.

Yaygın olarak içilen bir diğer çorba ise yoğurt ve yeşillikle yapılan, kişnişle tatlandırılan Dovga’dır. Bu çorba, yazları bardakla soğuk olarak da tüketilebilmektedir.
Yine lahana çorbası Borş farklı Azerbaycan lezzetlerinden biridir. Bizdeki börekleri andıran Kutab adlı yiyecek, üzerine yoğurt eklenerek ve sumak dökülerek yenilmektedir.
Kebaplar ise lezzetleri bakımından ülkemizdekilerden farksızdır.