Kayıtlar

2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ATATÜRK’Ü ANMAK VE ANLAMAK DEVRİMLERİNİ YAŞATMAKTIR

ATATÜRK’Ü ANMAK VE ANLAMAK DEVRİMLERİNİ YAŞATMAKTIR ….. Sevgili Dostum Salih Şirin'nin kaleminden. 125. doğum yıldönümünün kutlandığı bu yıl Atatürk’ü anmak ve anlamak ülkemiz koşulları gereği çok daha büyük bir önem arzetmektedir. Ancak, Prof.Dr.Hikmet Özdemir ,Munis Faik Ozansoy’dan yaptığı alıntıda ; Bir gerçeği itiraf etmeliyim ;”Atatürk’ü anlatmak değil , anlamak güçtür.”üzerine “Anlatacaklarım anlayabildiklerimle sınırlıdır”demektedir “Atatürk’ü anlamak, sevmek, değerlendirmek ve tanımak bir bilgi aktarım işi değildir fakat akıl yoluyla inceleme, düşünme ve yaptıklarının derinlerine inme sorunudur. Orhan Hançerlioğlu’nun 1961 yılında Varlık Dergisinde belirttiği gibi: Atatürk’ü anlamak ve sevmek, bir düşünceyi anlamak ve sevmek demektir. Türk tarihinde Atatürk’ün kişiliğinde beliren, yalın bir gerçekçilikle açığa vurulan bu düşünce, çağdaş uygarlık düşüncesidir. Çağdaş uygarlık deyiminden, bilim ve bilimin gücüne inanmayı, insan haklarına karşı saygı duymayı, çalışmanın değe...

Hatırlamakta Fayda var

Bu günlerde hatırlamakta fayda var... CK 26 AĞUSTOS GECESİNDE SAATLAR İKİ OTUZDAN BEŞ OTUZA KADAR ve İZMİR RIHTIMINDAN AKDENİZ'E BAKAN NEFER Saat 2.30. Kocatepe yanık ve ihtiyar bir bayırdır, ne ağaç, ne kuş sesi, ne toprak kokusu vardır. Gündüz güneşin, gece yıldızların altında kayalardır. Ve şimdi gece olduğu için ve dünya karanlıkta daha bizim, daha yakın, daha küçük kaldığı için ve bu vakitlerde topraktan ve yürekten evimize, aşkımıza ve kendimize dair sesler geldiği için kayalıklarda şayak kalpaklı nöbetçi okşayarak gülümseyen bıyığını seyrediyordu Kocatepe'den dünyanın en yıldızlı karanlığını. Düşman üç saatlik yerdedir ve Hıdırlık-tepesi olmasa Afyonkarahisar şehrinin ışıkları gözükecek. Küzeydoğuda Güzelim-dağları ve dağlarda tek tek ateşler yanıyor. Ovada Akarçay bir pırıltı halinde ve şayak kalpaklı nöbetçinin hayalinde şimdi yalnız suların yaptığı bir yolculuk var : Akarçay belki bir akar su, belki bir ırmak, belki küçücük bir nehirdir. Akarçay Dereboğazı'nda değ...

Selluka Çiçeği

Resim
Selluka çiçeği İzmir'e özgü bir çiçek, maalesef yok olmaya yüz tutmuş. Çok az kişide var. Oysa çok hoş kokulu, eflatundan beyaza spiral şeklinde sarmaşık tarzı bir çiçek. Kokusu limon çiçeği, yasemin arasında nefis bir koku. Ancak biraz zor yetişiyor, nazlı. Selluka deyince belki aklınıza Ezgi'nin Günlüğü'nün “Aşk” albümünde yer alan bir şarkı geliyordur; “Yağmur yağdı, gene dallar boyandı / Sellukalar uyandı... Işık kapıya dayandı / Sen sen sen aşkı bulsan / Selluka gibi sarılsan”. Latincesi "vigna caracalla" ve anavatanı Venezüella Caracas. Papilionaceae familyasından bir tür bitki. Tropikal bitkiler grubundandır. Ergin bitki boyu 4.7-6 m arasında değişir. çiçekleri tam güneş durumunda acar. pembe, eflatun, soluk sari çiçekleri olabilir. Yaz ortası, yaz sonu- son bahar bası çiçeklenir. Ülkemizde 6.1-6.5 pH değerine sahip topraklarda görülür. Dekoratif amaçlı kullanılabilen bir bitkidir. Eskiden İzmir’in bahçe içinde evlerinde vardı. Şimdi bahçeli evler ile birli...

Dondurma'nın Tadı

Resim
18 Ağustos 2006 tarihli Akşam Gazetesi Ege ilavesi "Ziraatçi Gözüyle" Köşemden; Dondurma yaz aylarının en sevilen gıdalarından birisidir. Tarihi 3 bin yıl kadar eskiye uzanan dondurmanın aslında bir Çin icadı olduğunu görüyoruz. 1777 yılından sonra ABD’de sadece evlerde üretilen bir yiyecek olmuş. 1851 yılı ticari dondurmanın miladı olmuş. Bu tarihten sonra dondurma endüstrisi hızlı bir gelişme göstermiş. Bu nedenle bazı uzmanlar 20. yüzyılın ikinci yarısı "Dondurma Çağı" olarak adlandırılmış. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından üretim kapasiteleri büyük tesislerde yapılmaya başlanmış. Çeşidi artan ve maliyet düşen dondurma, lüks bir tüketim maddesi olmaktan çıkıp herkesin damak tadına dönüşmüş. Yazın bunaltıcı sıcağından biraz olsun kurtulmanın en leziz yolu ya da serinlemenin. Dünyanın en sevilen tatlarından biri olan dondurma, günümüzde artık çilekten, kahveye, karamelden kavuna kadar her türlü lezzette üretilebiliyor. Yüksek besin değerine sahip bu özel ürünü her ...

Maden Suyu

Resim
Havaların sıcaklığı, ikoncan rejimi, Maden Suyu Üreticilerinin Nil Karaibrahimgil'e yaptırdığı reklam ile Maden suyu gündeme geldi. 7 Temmuz 2006 tarihli Akşam gazetesi Ege ilavesinde "Ziraatçi Gözü " köşemde şöyle demişim; Bilindiği üzere sağlıklı bir hayatın şartlarından biri de, vücuda ihtiyacı olan mineralleri temin etmek. İnsan vücudu, fonksiyonlarını doğru bir şekilde yerine getirebilmek için 80'den fazla mineral kullanıyor. Vücudun dengesi için çok önemli olan minerallerin eksikliği, dengenin bozulmasına sebep oluyor. Bu mineralleri gıdalardan aldığımız gibi bir kaynağı da maden suyu. Maden Suyu, içerdiği tüm mineraller ve karbondioksit gazı ile birlikte yeraltındaki çatlaklardan yol bularak yeryüzüne çıkar ve tamamen “doğaldır”. Yurt dışında rastlanan bazen bizimde dil alışkanlığı ile kullandığımız “soda” ise su ve sudan yapılan içeceklere üretim esnasında karbondioksit gazı basılmasıyla elde edilen ve tamamen “yapay” olan bir içecektir. Türkiye jeolojik yapıs...

Ziraat Mühendisliğini Tercih Edecek Üniversite Adaylarına

Resim
Üniversite sınavlarının sonuçları belli oldu. Gençlerimiz tercih sıralamalarını yapıp ÖSYM ye gönderilecek ve ardından heyecanlı bir bekleyişe girecekler. Bu tercihleriniz sizin mesleğinizi(mi) belirleyecek? Meslek nedir? Meslek mezun olduğumuzun bölümün adı mıdır? Mezun olduğumuz bölüme ilişkin iş bulamadığımız için yaptığımız herhangi bir iş veya görev midir ? Yoksa; Meslek “Kariyer” midir? Bence hiç biri. Meslek; mutlaka bir okuldan (üniversiteden, yüksek okuldan veya meslek lisesinden) mezun olmak gerekiyorsa mezun olduktan sonra aldığımız diplomayı, kazandığımız deneyimleri ve mesleki eğitimleri, profesyonel hayatımızda kendimizi de mutlu edecek bir şekilde kullanma biçimimizdir. ÖSS- Sayısal puan ile öğrenci almakta olan Ziraat Mühendisliği eğitimi Türkiye de bundan 158 yıl önce İstanbul da Halkalı Ziraat Mekteb-i Ali’sinde başlamıştır. Nüfusumuzun yüzde 35’i geçimini tarım ile sağlamaktadır. Tarım sektörü, ürettiği ürünler ve sağladığı istihdam olanakları sebebiyle beslenme, sa...

BABALAR GÜNÜ

Resim
Bu Pazar “Babalar Günü”. Anneler Günü'ne karşı bir gün olarak mı ortaya çıktı bilinmez, tarihçesi bile net değildir. Babalar gününün geçmişi üzerine bazı araştırmacılar tarih belirtmezken, Batı Virginia'da yaşayan John Dowdy'nin annesi öldükten sonra onun yerini alan babası için böyle bir gün kutlanmasını istediğini söylenmekte. Diğer araştırmacılar ise 1910 yılında Washington'daki John Bruce Dodd'un 6. Çocuğunun doğumu sırasında hayatını kaybeden annesinin ardından hayatını çocuklarına adayan babası William Smart'a özel bir gün armağan etmek amacıyla bu fikri ortaya attığını belirtiyorlar. Başka tarihçiler de babalar gününü antik Roma’ya kadar dayandırmakta. Konuyu tarihçilere bırakıp sizlerle Dale Carnegie’nin İşten ve Yaşamdan Zevk Almanın Yolları kitabından aldığım ve orijinalinin bir basın klasiği olarak W. Livingston Larned’in ilk kez People’s Home Journal’de yayımlanan daha sonra Reader’s Digest’da kısaltılmış olarak yayınlanan “Father Forget”, Türkçe’si ...

Resimlerle Mustafa Kemal Karşıyaka'da

Resim
Değerli Dostlar, Hatırlarsınız geçtiğimiz ay size Karşıyaka ve Mustafa Kemal konusunu derinlemesine aktarmıştım ( http://cemkaragozlu.blogspot.com/2009/04/mustafa-kemal-ataturk-ve-karsiyaka-spor.html ). Aşağıda sizlere Mustafa Kemal'in Karşıyaka'da bazı resimlerini paylaşacağım İplikçizade köşkü girişi 10 Eylül 1922 (KSK Başkanının evi) Karşıyaka Latife hanım köşkü girişi . Annesi Zübeyde hanımın vefatı sonrası Annesi Zübeyde Hanım kabrine giderken Kabri Başında KSK Şeref Defteri İmzaları

KİŞİSEL GELİŞİMİMİZDE ÜNİVERSİTE EĞİTİMİ

Resim
Üniveristelerde final zamanı. Çok yakın zamanda o sınavlarda bitecek . Kiminiz diplomayı alıp hayat yolunda yeni bir dönemeçe gireceksiniz. Aşağıda genç arkadaşlarımızın ufkuna yeni bir görüntü getirmek üzere bir derlememi paylaşıyorum. Hepinizin yolu açık olsun... CK KİŞİSEL GELİŞİMİMİZDE ÜNİVERSİTE EĞİTİMİ Niçin kişisel gelişimimize önem vermeliyiz? Üniversite ve lisansüstü eğitimlerinde zaten kendimizi geliştiriyoruz. Emsallerimizden farklı olmak niye? Gerçekte yapılması gereken belki de “bireysel kariyer yönetimi planı”dır. Kişisel gelişimimize katkıda bulunacak yetkinliklerimizin geliştirilmesi, bize sadece iş yaşamımızda yardımcı olmaz. Örneğin, “etkili iletişim” konusunda bir eğitim aldığınızı ve kendinizi bu konuda geliştirmek istediğinizi varsayalım. Gelişen iletişim becerinizi sadece iş ilişkilerinde mi kullanacaksınız? Kuşkusuz hayır. Bu yetkinlik, iş dışı yaşamımızda da oldukça yararını göreceğimiz ve kullanacağımız bir özelliktir. Sorumluluk alma, sağduyu, stresle başa çı...

Teşekkürler...

Resim
Değerli Kaf Sin Kaf Dostları, 16 Mart 2007 tarihinden başlayıp yaklaşık 26 aylık süre ile onur ve gurur ile yaptığım Karşıyaka Spor Kulübü yöneticiliğimi bayrağı devir aldığımız gibi devir ettik. Yaşadığım sürece hayatta taşıdığım en güzel, tekarlıyorum en onur duyduğum günlerdi. Yöneticiliğimizin ilk günlerinde Voleybol bayanlarda Fenerbahçe'yi 3-1 yendiğimiz maçı ve ardından kazandığımız Türkiye Voleybol Bayanlar ligi 3. lüğü kupasını Dalaman'da kaldırıken, arkasından Genç ve yıldız basketbolcularımızın Türkiye 1. ve 2. lik leri. Hele geçtiğimiz Banka Asya 1. liginde son dakikaya kadar yaşadığımız heyecan içerisininde Rize ve Ordu maçları, Her iki Bolu maçı ömrümüze ömür mü kattı, ömür mü götürdü bilimez ? Bu süreçte mutlaka yanlışlarımız, eksiklerimiz ve yapamadıklarımız oldu. Gücümüz, aklımız bu kadarına yetti. Bu nedenle de öncelikle yapamadıklarımız için özür dilerim ve ne kadar hatamız oldu ise af olla. Ama iyi kötü bir tecrübe de kazandık. Hatalardan ders almaya çalıştı...

NAZLI BİR MEYVE; ÇİLEK

NAZLI BİR MEYVE; ÇİLEK Mevsim ve iklimin bu seneki gidişat ile ilgili olarak bu yıl güzel çilek yiyoruz. Günümüzde gelişmiş seracılık sayesinde market ve manavlarda kolaylıkla bulabildiğimiz çilek tüm pasta ve tatlılarda da yaygın olarak kullanılır. Nazlı bir meyvedir çilek. 18. yüzyılda Frezier adlı bir Fransız asker, görevli olarak Şili'ye gönderilir. Dönüşünde ilk kez bu ülkede yediği ve tadına doyamadığı küçük kırmızı renkli bir meyveyi, yani çileği Fransa'ya getirir. Oradan tüm dünyaya yayılan çilek, gülgiller familyasından geliyor. Sapları yerden fazla yüksek olmayıp çiçekleri beyaz olan bitkinin yemişleri önceleri pembe, geliştikçe de koyu bir renk alıyor. Çileğin yaklaşık 600 çeşidi olduğu biliniyor. Ülkemizde 6 çeşit çilek yetiştiriliyor. Bunlar; Frenk çileği, turfanda yetiştirilen sera çileği, Arnavutköy çileği, reçel yapımında da kullanılan Bursa çileği, Ereğli Osmanlı çileği ve ormanlarda yetişen yabani çilek. Çilek bol çeşitli ekolojik şartlarda yüksek verim ve kal...