Kayıtlar

Nisan, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İZMİR TULUMU

Resim
Dünyada yaklaşık 2000 çeşidi olduğu bilinen peynirin ülkemizde de sayısı hakkında kesin bir bilgi elimizde olmamasına rağmen 100 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Bu peynirler bazıları birbirine yakın özelliklerde görünse de üretiminde, tadında, yapısında veya aromasında bir farklılık görülmektedir. Peynir kelimesi Türkçe’ye Farsça benir, penir, beynir sözcüğünden girdiği tahmin edilir. Göçebe Türk aşiretlerinin IX yüzyıl başlarında Uygurlar yönetimindeki Tarım bölgesine yerleşmesi ile yaşam biçimlerinin de değişmesi, beraberinde tükettikleri gıdalarda da farklılaşmalara neden olmuştur. Bu dönemde et ve sütten yapılan besinler ağırlık kazanmaya başlamıştı. XI. yüzyılda Balasagunlu Yusuf Has Hacip’in yazdığı Kutatgu Bilig ve 1072 – 1074 yılları arasında Kaşkarlı Mahmut’un yazdığı Divanü Lügat-it Türk’de, gene XII ve XIII. yüzyılda yazıldığı bilinen Dede Korkut Kitabın’da Türklerin yapıp tükettiği peynir ve yoğurt çeşitlerinden söz edilmektedir. Peynir soframıza kahvaltıda, bir sim...

HÜR İRADE NEDİR?

Resim
SOKRAT, öğrencilerini yetiştirirken "okuduklarınızı ve duyduklarınızı değil, kendi öz düşüncelerinizi, kendi içinizde olup bitenleri söyleyin. Başkalarının ağaçlarından meyve yeme alışkanlığından sıyrılarak, kendi bahçenizin fidanlarını yetiştirin. İşte o zaman, meyve yemenin zevkini tadacaksınız" diyerek, öğrencilerinin kendi kişiliklerini ve iradelerini özgür düşünce ortamında geliştirmeye yöneltmiştir. Öncelikle “hür” ve “irade” kavramlarının Türk Dil Kurumu sözlüğünde nasıl tanımlandığına bakalım. “Hür” kelimesinin karşılığı “özgür, özgür bir biçimde” diye tanımlanıyor. Dolayısıyla burada “özgür” kelimesini “hür” kelimesi ile eş anlamlı gösteriyor. Özgür ise “herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olamayan, serbest, hür”, “bireysel”, “yönetim bakımından yabancı bir gücün etkisi altında bulunmayan, başka bir yönetime bağlı olmayan, bağımsız, hür (ulus, ülke)”, “kendi kendine hareket etme, davranma, karar verme gücü olan”, “tutuklu olmayan, hür”, “başkasının köles...

PYTHAGORAS VE PYTHAGORAS BARDAĞI

Resim
Hayali (1557 - ?) demiş ki; “cihân-ârâ cihân içredir ârâyı bilmezler ol mâhiler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler” “ dünyayı süsleyen aslında dünyanın içindedir ancak süsleyeni (ve/veya süsleyeni aramayı) bilmezler, o denizin içindeki balıklar da denizi bilmezler.” Sokrates öncesi filozoflar içersinde, çok önemli isimlerden birisi de Pythagoras’dır. Pythagoras iyi bir bilim adamı olmasına karşın, felsefe üzerine de çalışmalar yapmıştır. Özellikle ruhun ölümsüzlüğü ile insan yaşamını düzenleyen kurallar üzerinde yoğunlaşarak, felsefenin doğuşuna büyük katkıda bulunmuştur. Müzikteki matematiksel gizemi keşfederek yazıya dökmenin ilk temeli Pythagoras tarafından atılmıştır. Biz kendisini okul sıralarından o meşhur dik üçgen teoremi ile hatırlarız ama Pythagoras günümüzde ulaştığımız bilim seviyesinin babalarından sayılır. O kendi devrine kadar gelişmiş bütün çalışmaları bir disiplin altında toplamış, geometri, aritmetik, astronomi, coğrafya, müzik ve tabiat bilgisi olarak ayrı ayrı bilim...