Kayıtlar

VACANZE ROMANE*

Resim
ROMA'YA GİDİŞ, ÖNERİLER, ROTA 1:TARİHİ ROMA Sinamaya ilgisi olanlar bilir; Roma Tatili (Vacanze Romane=Roman Holiday) 1953 ABD yapımı romantik komedi filmidir. Benzeri hemen Türkiye'de çekilmiştir (İstanbul Tatili; Filiz Akın & Kartal Tibet). Filmin Kasım 1954 tarihinde İstanbul'da Lale, Ar ve Elhamra sinemalarında aynı anda gösterilmiş ve haftalarca vizyonda kalmıştı. Büyük ses getirmişti. Senaryosunu Dalton Trumbo'nun Ian McLellan Hunter ve John Dighton'la birlikte yazdıkları filmin yapımcısı ve yönetmeni William Wyler'dır. Başlıca rollerinde Gregory Peck, Audrey Hepburn ve Eddie Albert oynamışlardır. Filmde Avrupa'nın kraliyet ailelerinden birine mensup bir prensesin diplomatik Roma ziyareti sırasında resmi protokollerden sıkılarak gizlice elçilik binasından kaçması ve sıradan bir genç kız görünümünde sokaklarda dolaşırken Amerikalı bir gazete muhabiri ile tanışmaları, şehri gezerlerken birbirlerine aşık olmaları anlatılmaktadır. *Roma Tatili = R...

KARŞI ÇIKMA KÜLTÜRÜNÜN TEMSİLCİSİ: KARŞIYAKALI

Son yılların keyifle okunan ve takdir edilen köşe yazarlarından Sevgili Yılmaz Özdil yazılarında İzmir’i, İzmirli’yi ve bazı yazılarında Karşıyakalı’yı hep ayrı ve örnek olarak değerlendirmiştir. Bu yazıları ile kenti ve bizleri gururlandırmıştır. 15 Mart 2009 tarihli yazısında “Zeytinyağı severiz, dünyanın en boktan durumuna bile düşsek, zeytinyağı gibi üste çıkmayı daha çok severiz... Sana ne birader, keyfimizin kâhyasıyız, yazlıklara gitmek için 8 şeritli otoyol yaptık” karşı çıkışı çoğumuzun hislerine tercüman olmuştur. Karşıyakalılık, İzmirli olmaktan da farklıdır. Bu durum, “Biz Karşıyakalıyız”, “35.5", “İzmir’e inmek” gibi markalaşmış sloganlar ile de tescillenmiştir. Söz konusu kavramlar İzmir’in kimi güneylilerince göre “şımarıklık” olarak isimlendirilse de yaratılan farklılık çoğunluk tarafından benimsenmiş ve kabullenilmiştir. Karşıyakalı olmak “inat” değildir. Burada yaşamaya başladığınız andan itibaren fanatik bir Karşıyakalı olursunuz. Bu yazıyı okuyan okurlarımızda...

Sevin Teyzenin Ardından

Resim
5 Aralık 2011 akşam suları. 18:30 gibi Sevin Teyzemizi kaybettik. 7 aralık günü Didim'de toprağa verdik. Ertesi sabah işe geldim, hiç bir şey yapasım yok. Yazmaya karar verdim. Son 30 yılımızda dostluğumuzdan bir şey kaybetmediğimiz Mavişehir Dostlarımla paylaştım. Sevgili Dostlar; Benim Büyük Ailem; Dün Sevgili Sevin teyzemizi iki sevdiğinin yanına uğurladık. Ersan amcamızın (pardon abimiz) koynuna, yine çok sevdikleri Didim topraklarında sonsuzlukta buluştular. Yaşımız itibariyle büyüklerimizi ebediyete uğurlamaya başladık. Ben son iki yıldır ortalama 2-3 haftada bir camilerden çıkamaz oldum. Dün de hayatımda çok sevdiğim, bende tabiî ki bu satırları okuyan sizlerde de çok anısı olan Sevin teyzemize son görevimizi yaptık. Fedakâr, cefakâr, hassas ve bir o kadar sevecen arkadaşımız Sevin teyzemiz de son üç yıllık mücadelesini sonlandırdı. Aslında hastalığının ilk belirlendiğinde doktorlar altı ay demişlerdi ama başta Engin’in, Ayşegül’ün, Nuray’ın, Eylül’ün, kardeşlerinin, biz...

KARŞIYAKA KİTAPLARI

Resim
(Karşıyaka LIFE'ın Kasım 2011 sayısında yayınlanan yazım) Eylül ayı başında kısa da olsa biraz başımı dinleme fırsatı buldum. Uzun zamandır yapamadığımı yapıp, meslek dışı kitaplar okuyabildim. Çeşitli zamanlarda aldığım epey bir kitap okunmayı bekliyordu. Tabi hepsi bitmedi. İlk önce en son aldığımdan başladım. Sevgili Zuhal – Yücel İzmirli çiftinin son kitabı “İzmir’in İncisi”. Bu kitap “Makedonya'dan Esen İmbat” ve “İzmir'de Bir Manastır Çınarı” adlı üçlemenin son kitabı. Karşıyaka Kız Muallim Mektebi, Karşıyaka Lisesi ve idealist bir öğretmen Hilmi Ziya Apak’ın yaşam öyküsü otuzlu, kırklı, ellili yıllar içinde örgülenmiş. Annem Nermin Karagözlü 1943 Karşıyaka Kız Muallim Mektebi mezunu. Hilmi Ziya Apak’ın öğrencilerinden. Kitapta da geçen olayların bir kısmını annemden de dinlemiştim. Annemin albümünden Karşıyaka Kız Muallim Mektebi fotoğraflara bakarken Cumhuriyet devrimlerinin nasıl bir entelektüel ve idealist bir nesil yetiştirdiğini görebiliyorsunuz. İkinci dünya sa...

90 + (Hayata Dair)

Resim
Futbol maçlarının doksanıncı dakikasına doğru dördüncü hakem elindeki tabelayı kaldırarak orta hakemin maça kaç dakika ilave ettiğini gösterir. Takımınız galipse galibiyeti korumak için, mağlup ise en azından beraberliği veya berabere giden maçı lehinize çevirmek için bir fırsattır bu. Maçı televizyondan seyrediyorsanız bu uzatma dakikasını ekranda görürsünüz, eğer statta iseniz maçın heyecanı ve temposu içinde kaçırabilirsiniz. Ya yanınızdakine sorarsınız ya da aynı heyecan ile son düdüğe kadar maçı izlersiniz. Geçen ay babamın rahatsızlığı nedeni ile yaz aylarının sıcak ve zorlu geçtiğini “Cehennem Sıcağında” dizisi anısı ile paylaşmıştım. 22 Ağustos günü fakültede öğlen yemeğinde annesi de babam kadar rahatsız olan sevgili Hasan Demirkan’a “hakem, uzatma tabelasını kaldırdı ama o tempoda kaç dakika göremedim” demiştim. Nitekim o akşam babam Mustafa Karagözlü’yü kaybettim. 28 günlük mücadele sona ermişti. Kazananı da yoktu, kaybedeni de. Sevgili Hasan hocamda dört gün sonra annesini ...

Cehennem Sıcağı ve Yıkılan Geçmiş (Özsaruhan Evi)

Resim
(Karşıyaka LIFE'ın 2011 Eylül sayısında yayınlanmıştır) Haziran ayı sonuna doğru dostlar ile konuşurken aklıma yıllar öncesinin The Long Hot Summer dizisi aklıma gelmişti. 1958 de filmi çekilmiş, 1964 – 1965’de dizi olmuş, 1978 yılında TRT de “Cehennem Sıcağı” ismi ile gösterilmişti. Anımsayanlar olacaktır, başrolünde Roy Thinnes oynuyordu. Biz ailecek merakla izlerdik. Dizinin ana karakteri Ben Quick kundakçılıkla suçlanan birisi idi ve güneyde bir kasabaya gelip oranın en zengin ailesi Varner'ların yanında işe başlıyor ve olaylar gelişiyordu. 1985 yılında çevrilen tekrar dizisinde ise başrol oyuncuları Don Johnson ve Cybill Shephard oldu. TRT 1'de iki kez aynı isimle yayınlanmış ancak ilki kadar ilgi çekmemişti. Durup dururken aklıma gelen bu dizi aslında pek hatırlanmaz, galiba içime malum olmuş ama 2011 yazı benim için gerçekten uzun ve sıcak geçiyor. Özellikle Temmuz ayı sonunda babamın ciddi bir rahatsızlık geçirmesi; yoğun bakım, hastane, doktor üçgeni içerisinde ya...