Bu Blogda Ara

4 Temmuz 2014 Cuma

Makedonya (3): Ve Üsküp "Bir Kongre Hatırası - Bölüm 3"


Sonunda Üsküp'e vardık. Manastır çıkışında otobüsü unutan hocamız nedeniyle 1.5 sat bekeldik ama sağlık olsun diyelim.

Üsküp şehrinin içinden Selanik’e doğru Vardar ırmağı akıyor. Yeni ve eski kenti iki yakasında barındıran bu nehir üzerinde Fatih Sultan Mehmet’in yaptırdığı ve Üsküp kentinin simgesi "taş köprü" karşımıza çıkan ilk Osmanlı eseri. Eski kent hala Osmanlı izleniminde. Ardında Vodno dağı.



Vodno dağına çıkan yolda daha modern evlere rastlıyorsunuz. Yol sizi bu dağın tepesindeki Milenyum haçına çıkaracak teleferiğe kadar götürüyor.








Eski Üsküp'e dönecek olursak, zengin bir Osmanlı mimarisi bizi karşılıyor. Eski Çarşı, Üsküp Kalesi, Yavuz Sultan Selim’in vezirlerinden Mustafa Paşa’nın yaptırdığı Mustafa Paşa Camisi (Caminin avlusundaki türbede Paşa’nın kızı gömülüdür. Caminin hemen altında; avlusunda Osmanlı’ya karşı 19.yy.da sürdürülen ayaklanmalarda öne çıkan komita liderlerinden Gotse Delçev’in mezarının da bulunduğu ilginç ahşap çan kulesi ile dikkat çeken Sveti (Saint) Spas Kilisesi bulunur).




Çarşıdaki Kurşunlu Han, Kapan Hanı, Sulu Han ve Bezistan, Çifte Hamam, Kazancılar Camisi, Köse Kadı Camisi ve minaresi, Arasta Cami, Bezistan ve Kapan Hanı restoran, Kurşunlu Han (arkeolojik eserlerin sergilendiği bir müze), Davutpaşa Hamamı ve Çifte Hamam (Şu anda hamam değil, kültür merkezi gibi kulanılıyor), Hünkâr Camisi olarak da anılan Sultan Murat Camisi karşımıza çıkan diğer zenginlikler.


Kentin ana çekim merkezi Makedonya Meydanı’nın ortasında; at üstündeki Büyük İskender heykelinin kaidesinde İlkçağ Makedonya tarihine ait sahneler var. Gece gündüz kalabalık bir meydan . Akşamları yapılan tüm eserler özel ışıklandırma ile çok renkli görünüyor. Diğer heykeler; Bulgar Kralı Çar Samuil, Bizans İmparatoru Justinyanus, 19.yy.ın Makedon-Bulgar komitacılarından Gotse Delçev, Dame Gruev.







Hükümetin “Üsküp 2014” adında bir projesi var ve bu proje ile şehri daha turistik bir hale getirmeye çalışıyor. Ayrıca 1963 yılındaki büyük depremde yıkılmadan önce şehrin simgesi olan birçok neo-klasik binayı da yeniden inşa ediyor


Makedonija Meydanı’ndan başlayarak şehri gezmeye başladık. Meydanda 22 metre yüksekliğindeki görkemli anıt, Eylül 2011’de resmi açılışı yapılan, Makadonya Kralı Büyük İskender’in heykeli. Ama Yunanistan, Büyük İskender’in Helen kökenli olduğunu gerekçe göstererek Makedonya’nın yaptığının Yunan tarihini çalmak olduğunu iddia ederek bu konuda Makedonya’yı uyardığı için resmi adı Büyük İskender değil de “Atlı Savaşçı” da deniyor.


Şehirde adeta Avrupanın her başkentinden bir esinlenme bulabiliyorsunuz.
 




Otelimizin bir üst caddesi; Makedonya Meydanı’nı eski Üsküp Tren Garı’na, yani eski ismi ile Mareşal Tito yeni ismi ile Makedonya Caddesi bağlanıyor. Araç trafiğine kapalı cadde; iki yakasında yer alan kafeteryalar ve heykellerle son derece hareketli bir sosyal etkinlik merkezidir. Cadde üzerinde Arnavut asıllı ve Üsküp doğumlu misyoner Rahibe Teresa’nın anı evi ve hemen arkasında ise Makedonya’da iken yaşadığı ev yer alır. Asıl isminin Gonca Boyacı olduğunu Makedonya Meydanı’nda bulunan bir anı plaketinden öğrendiğimiz Rahibe Teresa’ya, Hindistan’da ve dünyanın birçok ülkesinde yürüttüğü sosyal yardımlaşma faaliyetleri nedeniyle 1979 yılında Nobel Barış Ödülü verilmişti. Makedonlar, kendileri için modern tarihin önemli figürlerinden biri olan Rahibe Teresa’nın Hindistan’da bulunan mezarını doğduğu yere getirebilmek için bugünlerde Hintli yöneticilerle yoğun mesai harcıyorlar. Arnavutlar da, rejim değişikliğinden sonra kendi toplumları için yeni “kahramanlar” yaratmak adına Rahibe Teresa’ya sahiplenerek Tiran’daki uluslar arası havaalanına Rahibe Teresa’nın adını vermişler. 

Üsküp’de 1963 yılında meydana gelen büyük depremin Üsküp’ü vurduğu saat olan 17.20’de kala kalmış. Üsküp’ün yaşadığı büyük acılardan biri olan 1963 depreminde yaklaşık 2000 kişi ölmüş. 



Üsküp'de kuru fasulye, köfte ve kaymacinayı eski çarşıda yemeden dönmeyin