Bu Blogda Ara

12 Eylül 2012 Çarşamba

KARŞIYAKA’NIN KEMALPAŞA CAMİİ




Bu ay hem Ramazan ayını hem de Ramazan Bayramını yaşayacağız. Gündem böyle olunca, bu ayın konusu olarak Karşıyaka Çarsının simgelerinden Kemalpaşa camiine değinelim dedik.
Öncelikle Ramazan ayı tüm Müslümanlarca çok önemli bir ay. Zira Müslümanların kutsal kitabı Kur’ân-ı Kerim Ramazan ayında indirilmiş, oruç bu ayda farz kılınmıştır. Bu ayda oruç tutmak ibadetin bir parçası olmasından öte nefsi terbiye etmek için önemlidir. Diğer yandan bu ay artan yardım, hayır ve hasenat faaliyetleri sevap kazanmaktan öte toplumun bize sağladığı ayrıcalıkları yine toplumla paylaşmak için bizlere bir hatırlatmadır. Sosyal sorumluluklarımız ve dayanışmamız bir başka yolla bize anlatılır. Bugün sadece ülkemizde değil tüm dünyada fakirlik ve şiddetli geçim sıkıntıları, toplumu kemiren bir virüstür. Sosyal patlamaların, dalgalanmaların en önemli nedenleri arasında yoksulluk ilk sırada gelmektedir.

Sosyal dayanışmanın temel ögesi insandır. İnsanoğlunun bu dünyada varlığını koruyabilmesi toplumsal dayanışma ile mümkündür. Bu dayanışma ile en küçük halka, bireyden başlayarak, aileler, akrabalar, komşular, dostlar ve insanların birbirlerini sevmelerini sağlayacağı unutulmamalıdır. Yaşadığımız kişisel ve toplumsal meselelerin çözümü, ancak sosyal dayanışmanın oluşturduğu güç ve destekle sağlanacağı kaçınılmaz bir olgudur. Bu güçle insanlar moral kazanır, hayatın anlamını kavrar ve başkalarına değer verir.

Diğer yandan inanç duygusu bana göre insanın yaratılış özelliğidir. Bütün inançlarda da bir kutsal mekân kavramı vardır. Belki bireyler inançsız olabilir, ama günümüze kadar gelen toplumlarda inançsız bir topluluk görülmemiştir. Hal böyle olunca da insanlar inançları gereği bir takım ritüellerin gereğini yerine getirebilmek için kutsal mekânlar oluşturmuştur. Buralar bireysel ve toplumsal alanda inançlarını canlı olarak yaşanılır kılmıştır. Yeri geldiğinde yine bu kutsal mekânlar insanların sosyal faaliyet alanı olmuştur. İslam’da cami, Hristiyanlar’da kilise, Museviler’de sinagoglar, Budistler’de wadlar, Zerdüşlerde ateşgede, Sih’lerde burdawara akla gelen kutsal mekânlardır. İslam’da ilk cami Kuba mescididir, Hz. Muhammet’in Medine’ye hicretinden sonra yapılan Mescid-i Nebevi o dönem hem sosyal hayatın hem de dini hayatın merkezi olmuştur.

Mimar Harbi HOTAN

Karşıyakamız’daki Kemalpaşa Cami adı ile özellikli bir cami olduğu kadar mimarı da çok önemli bir isimdir. Camiyi İzmir’in mimarı olarak bilinen Harbi Hotan yapmışdır. Harbi Hotan’ın İzmir’e kazandırdığı Karşıyaka Kemalpaşa Camii’nin yanı sıra İzmir Ticaret Odası Lokali, İzmir Atatürk Kapalı Spor Salonu, olimpik açık ve kapalı yüzme havuzları, Atatürk Stadı ve yanındaki atletizm pisti, Fuar evlendirme dairesi, yine fuardaki Pakistan pavyonu ilk akla gelenlerdir.  1916 tarihinde doğan Harbi Hotan, 17 Aralık 2006'da aramızdan ayrılmıştır. Harbi Hotan mimariyi; “birçok koşulun dengeli ve ahenkli bütünleşmesi” olarak tanımlamaktadır. Mimarlık uzmanları Harbi Hotan’ın el yeteneğini öve öve bitiremezler. Konunun uzmanları; Harbi Hotan’ın mükemmel bir serbest el çizimi ve mükemmel renk kullanım disiplini ile süper bir perspektif bilgisi, görgüsü ve üretimi olduğunu söylerler. Harbi Hocanın detaylı ve önemli bilgilerle dolu “Perspektif” kitabı halen daha mimarlık eğitiminde kullanılan kaynak kitaptır.


Gelelim Kemalpaşa Camiine. Kemalpaşa Cami, ulu önder Mustafa Kemal Paşa’nın adı verilen ilk ve tek camii olma özelliğinde. Diyanet kaynaklarında altı farklı Kemalpaşa camiine rastlamaktasınız. Ancak bunlardan hiçbiri Mustafa Kemal ile özdeşleşmemekte ve kullanılmamaktadır. İstanbul Avcılar’daki Kemalpaşa Cami, Merkez cami olarak bilinmekte, yine İstanbul Fatih semtindeki Kemalpaşa Cami, Fatih Sultan Mehmet’in defterdarı Kemal Paşa’dan gelmektedir. Esenler’de ise ara sokakta bir Kemalpaşa Camii vardır. Diğer iki tanesi Aydın ve Hopa’dadır.

Karşıyakamız’daki Kemalpaşa camiinin temeli 27 Mart 1959 tarihinde atılmış, ibadete 4 Şubat 1962 Pazar günü açılmıştır. Bu tarihe kadar Karşıyaka’da cemaat Soğukkuyu Merkez Camii ve Zübeyde Hanım’ın kabrinin olduğu Hacı Osman paşa Camii ile Karşıyaka çarşısında küçük bir mescitte ibadetler sürdürülmekteyken özellikle 14 Mayıs 1950 tarihinde iktidara gelen Demokrat Parti iktidarı ile değişen politika/din ekseni Karşıyaka’yı da etkiledi. Zira iktidara gelen Demokrat partinin ilk icraatlarından biri Arpça ezan yasağını (16 Haziran 1950) kaldırmak, radyolarda mevlit ve dini yayınlara izin vermesi olmuştur. 1951 yılında Alaybey’de 1674 sokakta Alaybey Camii yapıldı. Ardından Bayraklı ve Karşıyaka Kemal Paşa caddesinde camii yapılmak üzere dernekler kuruldu. 1952 yılında Karşıyaka Kemalpaşa Camii yapma ve bir de hastane yaptırmak için kurulan derneğin başkanlığına Avukat İbrahim Ethem Postacıoğlu seçildi. Daha sonra başkanlığı devredeceği Mustafa Bozoklar ile Osman Tarakçıoğlu (2. Başlan), Kemal Tekin (muhasip üye), Faik Özkan, Hüseyin Ahuoğlu (katip üye), Raşit Gökyayla, ve Mehmet Gül idari heyeti oluşturdular. Bir yıl sonra kamuya yararlı dernek hüviyeti kazandılar.  Dernek öncelikle çarşıda (şimdiki Şamlı döviz’in olduğu yerde) ahşap minaresi olan mescidi yıkıp burayı camii alanı olarak kazandı. Fakat dernek tarafından alınan bu arsa imar planı gereği yola gideceği anlaşılınca yeni arsa arayışına girildi. Bu arada yıl 1956 olmuştu. Bu aşamada İzmir Belediyesine başvuran dernek, 29 Şubat 1956 tarihli Belediye Meclisi toplantı kararı ile Karşıyaka Çarşısında eski Ankara pazarının bulunduğu araziyi derneğe tahsis ederler. Dernek hemen planları hazırlar ve planlar Nafıa Vekâletince (Bayındırlık Bakanlığı) kabul ettirilir. 1957 yılında arazi sembolik bir rakamla derneğe satılır. İki yıl boyunca dernek para biriktirmeye çalışır ve sonunda 27 Mart 1959 tarihinde Vali Kemal Hadımlı ve Belediye Başkanı Faruk Tunca tarafından temeli atılır (Vehbi Moğol’un arşivinden elime geçen siyah beyaz fotoğrafta sembolik temel taşı çarşının unutulmaz esnafı Ali Kaluç’un oğlu tarafından konulmakta). 



Çizimleri Mimar Harbi Hotan tarafından yapılan Kemalpaşa Camii modern mimari ve Türk mimarisinin bileşiminde Türkiye’nin ilk betonarme camisidir. Yuvarlak formdaydı ve iki minareli tek şerefeli minaresi camii ile birlikte yapılmıştır, Cami orijinalinde büyük yuvarlak bir alanı içerirdi (siyah beyaz fotoğrafta minarelerin yapılma aşaması görülmekte). Çinili Mihrabı, estetik ve sade beton mimberi zevkli uygulamalardır.






Caminin doğu ve batı taraflarındaki buzlu camlı yarım daireli pencereler içerisini aydınlatmaya yardımcı olmaktaydı (aşağıdaki küçük resim). 


Bu gün bu yerler caminin içerisine alınmıştır. Caminin içindeki üst kattaki balkon kısmı zaman zaman perde ile kapatılarak bayanlara ayrılmaktaysa da, kalabalık zamanlarda erkek cemaate hizmet vermekteydi. Hanımlar için aşağıda bir ibadet yeri mevcuttur. Eskiden Bayram, Cuma namazı gibi cemaatin kalabalık olduğu dönemlerde cami dışındaki balkonlar kullanıma girerdi. Kısaca Harbi Hotan’nın İzmir’deki tüm eserleri gibi Kemalpaşa Cami’de geçtiğimiz yıllarda restorasyona uğramıştır. İhtiyaçlar doğrultusunda yapılan bu çalışma camiinin ilk mimarisi ile oldukça farklılıklar taşımaktadır. Bu eleştiriyi konunun uzmanlarına bırakmak istiyorum.



Karşıyakamız’ın kalbi çarşıdaki Kemalpaşa Cami, acı ve tatlı birçok anıyı hepimizin zihninde taşır. Küçüklüğümde hemen çarşıya bir paralel 1712 sokaktaki evimizden bayram namazlarını rahmetli babam ile bu camide kılardık. Namaz bitiminde ekmek, gazete, gevrek ve bana balon alarak eve döndüğümüzde annem kahvaltıyı hazırlamış olurdu. Kahvaltı sonrası bayramlaşma, alınan bayram harçlıkları ve akabinde çocuk yuvasının orada kurulan bayram yerine gidiş. Mevlitler ve mevlitlerde dağıtılan şekerlerin tadı hala damağımda, kokusu burnumda. Külah içerisinde lokum ve akide şekerlerini unutan var mı?


Çarşı esnafının dükkânının önüne bir sandalye koyup gittiği Cuma namazları. Cenazeler. Bir yakınını Kemalpaşa camiinden son yolculuğa uğurlamayan Karşıyaka’lı yoktur. Ama iki cenaze namazının kalabalığı unutulmaz. Biri Rahmetli Gode Cengiz’in 23 Haziran 1985 yılındaki cenazesi. Pınar Süt’de staj yaparken izin alıp katılmıştım. Bir diğeri de 2008 yılında çok genç yaşta talih bir şekilde kaybettiğimiz Özgür Soylu. Tüm yitirdiklerimiz nur içinde yatsınlar.

Hiç yorum yok: