Bu Blogda Ara

2 Ocak 2011 Pazar

Anadolu'da Ağaç Süsleme Geleneği

Anadolu’muz birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını biliyoruz. Klasik ve formal mitolojiye göre Asya’nın büyük ana tanrıçası Kybele günün birinde Frigya'lı genç ve yakışıklı Attis'e aşık olur.



Ebedi sadakat sözüne karşılık, Kybele kendi mezhebini yayma görevini, Attis'e verir. Ne var ki Attis, sözünde durmaz ve Sangraid adlı bir peri kızıyla buluşmaya başlar. Kybele, bunu öğrenince, çok sinirlenir. Önce Sangraid'i (Sakarya Nehri'nin kızı demektir) öldürür. Attis, bu olaya çok üzülerek, kendi erkeklik organını keser ve kendi canına da kıymaya girişir. Kybele, onu acıyarak yaz kış yaşasın diye çam ağacına çevirir. Bugünkü Sakarya Vadisi'ndeki çam ağaçlarının, Attis'ten geldiğine inanılır. O tarihten sonra Anadolu'da, Attis rahipleri, her ilkbaharda yapılan bereket törenlerinde, çam dalları ve kozalaklarını kullanmışlar. Benzer öykü Afrodit ve Adonis arasında da geçer. Kybele tapınaklarının yanındaki çam ormanlarının nedeni büyük bir olasılıkla bu tapımın etkisidir. Hatta daha ileri gidersek, bugün bile Hıristiyanlıkta süregelen Noel günü çam ağacı süsleme bu geleneğe bağlı olabilir. Çünkü 4. yüzyılda uzun tartışmalar sonucu 25 Aralık gününün İsa'nın doğum günü olduğu kararlaştırıldı. 25 Aralık, günlerin yeniden uzamaya başladığı ve Attis'in ve Adonis'in yeniden doğdukları güne rastlar. Diğer yandan yaprak dökmeyen ağaçları ölümsüz yaşamın simgesi olarak kullanmak, eski Mısırlıların, Çinlilerin ve Yahudilerin ortak bir geleneği idi.

Günümüzdeki şekliyle Hıristiyanların Noel Ağacı uygulaması ilk olarak 16. yüzyılda Almanya'da görülmüştü. 17. yüzyılda popülerleşen Noel Ağacı, 19. yüzyılda Slavlar arasında ve Fransa'da yaygınlaşmıştır. Modern Noel Ağacı, ortaçağdan buyana İncil kaynaklı Cennet Ağacı ve Noel Işığı uygulamalarının bir devamıdır. Öte yandan, Noel Ağacı aslında eski Mezopotamya'nın Işık Ağacı olarak adlandırılan kutsal ağacının da bir devamıdır. Işık Ağacı Sümer'den Anadolu, Avrupa, İran, Orta Asya ve Uzak Asya'ya yayılmıştır. Sümer Işık Ağacı, İyi ve Kötünün Ağacı olarak İran Körfezi'nin doğusunda ortaya çıkmıştır. Eden Bahçesi'nde iki ağaç bulunur Bilgi/Kötülük Ağacı ve Hayat Ağacı. Bu ağaçlar Sümer kozmolojisindeki (evrenbilim) kutsal ağaç kavramı ile uyumludur.

Kur'an'da yer alan Sidretül-Münteha (53 Necm/13-18)'en son sınırın ağacıdır ve bu gelenekle uyumlu olarak Cennette veya Cennetin kapısında konumlandırılmıştır.

Kısaca Sümer Işık Ağacı'nın dinsel yada ezoterik uygulamalarda, ayrıca sanat ve mimarlık alanında yaygın olarak kullanıldığını görüyoruz. Ağaca asılan küçük ay, güneş ve yıldız süsleri de Bâbil tanrılarının simgeleri olup Hıristiyanlığa Yunan ve Roma yoluyla girerek günümüze kadar ulaşmıştır.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Tsk ederim ödevvim icin lazımdı zaten :)