Bu Blogda Ara

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Maden Suyu

Havaların sıcaklığı, ikoncan rejimi, Maden Suyu Üreticilerinin Nil Karaibrahimgil'e yaptırdığı reklam ile Maden suyu gündeme geldi. 7 Temmuz 2006 tarihli Akşam gazetesi Ege ilavesinde "Ziraatçi Gözü " köşemde şöyle demişim;



Bilindiği üzere sağlıklı bir hayatın şartlarından biri de, vücuda ihtiyacı olan mineralleri temin etmek. İnsan vücudu, fonksiyonlarını doğru bir şekilde yerine getirebilmek için 80'den fazla mineral kullanıyor. Vücudun dengesi için çok önemli olan minerallerin eksikliği, dengenin bozulmasına sebep oluyor. Bu mineralleri gıdalardan aldığımız gibi bir kaynağı da maden suyu.

Maden Suyu, içerdiği tüm mineraller ve karbondioksit gazı ile birlikte yeraltındaki çatlaklardan yol bularak yeryüzüne çıkar ve tamamen “doğaldır”. Yurt dışında rastlanan bazen bizimde dil alışkanlığı ile kullandığımız “soda” ise su ve sudan yapılan içeceklere üretim esnasında karbondioksit gazı basılmasıyla elde edilen ve tamamen “yapay” olan bir içecektir. Türkiye jeolojik yapısı nedeniyle çok zengin maden suyu ve kaplıca kaynaklarına sahiptir. Bunların toplam sayısı 500’den fazladır ve bunun yaklaşık 1/3’ini soğuk maden suları oluşturmaktadır. Soğuk maden sularından içilerek faydalanılır. Sıcak maden suları ise genellikle kaplıcalarda kullanılır. Bazen sıcak kaplıca sularından içilerek faydalanma yoluna gidildiği görülmektedir. Batıda her geçen gün maden suyu tüketimi artış gösteriyor. Avrupa'da kişi başına yıllık maden suyu tüketimi 24 litre civarında. Türkiye'de ise bu rakam henüz sadece 2.2 litre. Maden sularının bileşiminde yer alan mineraller, diğer elementler ve suyun sıcaklığı uzun yıllar değişmeden kalır. Örneğin 10 yıl içinde ancak yüzde 20 oranında değişebilir.

Sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, klorür, sülfat, bikarbonat ve karbondioksit gibi minerallerin maden sularındaki konsantrasyonları içme sularındaki değerlerden çok fazladır. Bu minerallerin fazlalığı maden sularına bazı olumlu özellikler kazandırır. Maden sularının tedavide etkin olduğu hastalıklar; mide, bağırsaklar, sindirim sistemi hastalıkları, böbrek ve idrar yolları hastalıkları, iç salgı sistemi hastalıkları, sinir sistemi hastalıkları, romatizmal hastalıklar, kadın hastalıkları, cilt hastalıkları, kan dolaşımı ve kalp hastalıkları, solunum sistemi hastalıkları, gut, şeker hastalığı, pankreasın kronik rahatsızlıkları, göz hastalıkları, kemik ve kireçlenme hastalıkları, astım, bronşit hastalıkları, bünye yorgunlukları, tüm organların uyarılması, hormonal dengesizliklerin giderilmesi, ayrıca kandaki demir oranını düzenleme ve zayıflığı gidermede de bu sulardan yararlanılmaktadır. Beslenme bozukluğu ve hareketsizlikten meydana gelen şişmanlık hastalıklarında, halsizlik ve bitkinlik olmadan kilo vermede yararlanılan, şifalı sular da bulunmaktadır. Çocuklar ve hamileler açısından maden suyunun belirli bir zararı tespit edilmemiştir. Maden suyunun içerdiği zengin mineraller, vücudumuzun birçok bölgesine olduğu gibi cilde de yararlıdır. Hatta piyasada, sprey şişelerine doldurulmuş ve yüze püskürtülerek kullanılan maden suları satılır. Diğer yandan akla gelen bir soruda “Maden suyu böbrek taşı yapar mı?” Böbrek taşlarının oluşumunda ana sebep, yetersiz miktarda sıvı tüketimidir. Bu duruma gelmiş ve böbreklerinde taş oluşmuş insanların maden suyu tüketmeleri tavsiye edilmez; ancak esas olan düzenli ve yeterli miktarlarda su ve maden suyu tüketerek vücudumuzu bu gibi etkenlerden korumaktır.

Ancak maden suyunun çıkarıldığı bölgenin tüm açılardan dikkate alınması gereklidir. Maden suyu kaynaklarının bir çoğu volkanik bölgelerde olduğundan oluşabilecek ağır metal kirliliği göz ardı edilemez. Bilindiği gibi ağır metaller vücutta zamanla birikim yaparak insan sağlığına zararlı olmaktadırlar. Tüketiciler maden suyu alırken standartlara uygun olanları seçmelidirler. Hiç kontrolü yapılmamış kaynaklardan faydalanmak sakıncalıdır. Özellikle kaplıca sularının soğutulduktan sonra içilmesi çok sakıncalıdır; çünkü kaplıca sularının içerikleri maden suları için belirlenen sınırların oldukça üzerinde olabilmektedir. Ayrıca kaplıca sularının radyoaktiviteleri de çoğunlukla maden suları yönetmeliğindeki sınırların üzerindedir.

Hiç yorum yok: