19 Ağustos 2009 Çarşamba

Selluka Çiçeği




Selluka çiçeği İzmir'e özgü bir çiçek, maalesef yok olmaya yüz tutmuş. Çok az kişide
var. Oysa çok hoş kokulu, eflatundan beyaza spiral şeklinde sarmaşık tarzı bir çiçek. Kokusu limon çiçeği, yasemin arasında nefis bir koku. Ancak biraz zor yetişiyor, nazlı.

Selluka deyince belki aklınıza Ezgi'nin Günlüğü'nün “Aşk” albümünde yer alan bir şarkı geliyordur; “Yağmur yağdı, gene dallar boyandı / Sellukalar uyandı... Işık kapıya dayandı / Sen sen sen aşkı bulsan / Selluka gibi sarılsan”.

Latincesi "vigna caracalla" ve anavatanı Venezüella Caracas. Papilionaceae familyasından bir tür bitki. Tropikal bitkiler grubundandır. Ergin bitki boyu 4.7-6 m arasında değişir. çiçekleri tam güneş durumunda acar. pembe, eflatun, soluk sari çiçekleri olabilir. Yaz ortası, yaz sonu- son bahar bası çiçeklenir. Ülkemizde 6.1-6.5 pH değerine sahip topraklarda görülür. Dekoratif amaçlı kullanılabilen bir bitkidir.

Eskiden İzmir’in bahçe içinde evlerinde vardı. Şimdi bahçeli evler ile birlikte selluka’da yok olmak üzere. Bundan 2 – 3 yıl kadar önce Kemeraltı Esnaflar Odası selluka tohumu dağıtmıştı. Bilmiyorum yetiştirebilen odlumu. İzmir’de yada sayfiye yerlerinde rastladığınız sellukalardan da kuru fasulye ile kuru börülce arası büyüklükteki tohumlarından alabilirsiniz. Ancak çok nazlı, her tohumdan verim alamıyorsunuz. O nedenle sellukayı yetiştirirken sabırlı ve inatçı olmalısınız. Bazı çiçek ve bitki satan peyzaj seralarında da selluka fidanına rastlayabilirsiniz. Çeşme’de Alaçatı tarafında bir serada olduğu haberini aldım.

Hafta sonu sellukayı dediğim yerde buldum. Ilıca kavşağından Alaçatı yoluna girince solda çam ağaçlarının altında bulunan bakkalın yanıdaki yoldan girip yaklaşık 700 – 800 metre gidince sağda Koç Çiçekçiliğe ulaşıyorsunuz. Bildiğiniz peyzaj seralarından değil. Sahibi Hüseyin Koç. Koç Amca. 1924 den beri Alaçatı’da. Zaten 1923 Selanik doğumlu. 1924 mübadelesinde Selanik’den Çeşme’ye ailesiyle bir yaşında gelmiş. Mübadelede devlet Alaçatı’dan yer vermiş.

Eski bir taş ev etrafındaki bahçede çeşit çeşit bitki, ağaç, çiçek var. Bahçenin girişinde büyük bir sakız ağacı var. Gövdesinden damlayan damla sakızları tatmanız öneririm. Koç Amca bu ağaçtan bahçenin diğer ucuna üç tane daha yetiştirmiş. Üç tane sellukası kalmıştı. Birini ben aldım. Hafta sonu itibariyle iki tane kalmıştı. Koç Amca bitkiler konusunda tecrübelerini gelenler ile paylaşıyor. Seksen dört yaşında, bir tarih. Mübadeleyi, Çeşme’yi, Alaçatı’yı anlatıyor size. Bize anlattığı, yıllar önce gelen Alman profesörün dediklerinin bu gün bir bir çıkması pek ilginç geldi. Bahçesinin karşısındaki evlerin yerinde olan siyah incirler maalesef yok, ama o incirleri Koç Amcadan bu gün dinleyebilirsiniz. Çeşme’de, Alaçatı’da yazınızı geçirip bahçe ile ilgileniyorsanız Koç Amcaya gitmenizi tavsiye ederim. Hem sohbet eder hem de aradığınız çiçekleri belki onda bulabilirsiniz.


Bu haftaki konumuzu Maksude Kılınç'ın sözleri ile bitirelim “İzmir'in, Karşıyaka'nın bahçelerinde açardı salkım salkım. Kimi bir ağaca sarılmış, kimi bir kameriye ile içli dışlı. Sokaklarda imbatın kokusu ve baştan çıkarıcı renkleriyle selluka, şenlendirirdi İzmir'i…”

1 yorum:

sametkafkas dedi ki...

İlgililere duyurmak isterim ki Tire'deki çiçekçilerde de SELLUKA var.Ancak dediğiniz gibi çok nazlı,çiçek açtırmak nerede ise sanat...Sabır,sabır ya sabır işi ...