Bu Blogda Ara

2 Mayıs 2013 Perşembe

BERLİN İÇİN ÖNERİLER.









Almanya’da gezilecek kentlerden biri de Berlin’dir. Seyahat kitaplarını ve blogları dolaşırsanız standart öneriler görebilirsiniz. Berlin’e giderseniz “welcome” kart alıp bütün Berlini dolaşabilirsiniz. A bölgesi bence yeterli. Belki A+B alın. C bölgesini sadece yani giderseniz Sachsenhausen Toplama Kampına giderken kullanırsınız. Onun için de o gün için gidiş - dönüş C bölgesi bileti almanız yeterli. Almamazlık yaparsanız sivil görevlilerin kontrolu oluyor. Cezası ağır. 

Berlin, Almanya'nın başkenti ve en büyük şehri. II. Dünya Savaşı öncesinde 4,3 milyon kişinin yaşadığı şehirde 2008 itibariyle 3,5 milyon kişi yaşamaktadır. Berlin, Kuzey Almanya'da, Spree ve Havel nehirlerinin arasındaki kumluk bölgeye kuruludur. Kentin ortasından akan Spree nehrinin, iki kıyısında, Cölln ve Berlin adlı iki balıkçı köyü iken ilk kez 1307 yılında birleşmiş. Berlin, 18. yüzyıla kadar önemli arz eden bir şehir değildi. Ancak Prusya'nın güçlenmesi sürecinde öncelikle Kuzey Almanya'nın ve sonrasında da Avrupa'nın siyasi, ekonomik ve kültürel anlamda önemli merkezlerinden biri haline geldi. 1871 yılında kurulan Alman İmparatorluğu'na da başkentlik yapan Berlin, 1933 yılından itibaren Nazi Almanyası'nın da başkentiydi. II. Dünya Savaşı'nda harabeye döndü, müttefik devletler tarafından işgal edildi.


II. Dünya Savaşı'ndan sonra şehir dört sektöre bölündü ve tüm Almanya'da olduğu gibi Berlin de 
ABD, İngiltere, Fransa ve Sovyetler Birliği'nin kontrolüne girdi. Batılı ülkelerle Sovyetler Birliği arasında hızla gelişen siyasi farklılık ülkeyi olduğu gibi kenti de doğu ve batı olmak üzere ikiye böldü. 12 Ağustos 1961 tarihinde Berlin Duvarı'nın yapımına başlandı ve Berlinlilerin doğudan batıya geçişi en katı yöntemlerle engellendi. Zamanın imparatorluk merkezi Mitte ile birlikte, Berlin'i inşa eden mimar Karl Friedrich Schinkel'in tasarladığı binalar, büyükelçilikler, saraylar, müzeler tamamen kentin doğu kesiminde kaldı. Türkiye'den kaçak yollarla getirilen Bergama Sunağı'nın sergilendiği dünyanın en önemli müzelerinden biri olan Bergama Müzesi, Cölln ile Berlin'i birleştiren anlaşmanın yapıldığı St. Nicholas Kilisesi de tıpkı diğer önemli yapılar gibi Doğu Berlin'de kaldı.

1989'da duvarın yıkılması ve 3 Ekim 1990'da iki Almanya'nın resmen birleşmesiyle Berlin eyalet şehir olarak eski bütünlüğüne kavuştu ve birleşik Almanya Federal Cumhuriyeti'nin başkenti oldu.
 
Deutches Technikmuseum - Demiryolu, gemi, uçak, bilgisyar, radyo - TV gelişmeleini gördüğünüz müze. Müze 6 ana bölümden oluşuyor ve her bir konuya ayrı bir bina ya da bölüm ayrılmış.
Bu müzeden özel bir ayrıntı: 24 Haziran 1948 gecesinde Sovyet birlikleri Batı Berlin'e açılan bütün yolları kapadılar. Batı sektörlerine verdikleri gazı ve elektriği neredeyse tümüyle kestiler. Batı Berlin'i dış dünyadan soyutlamak suretiyle, batıda kurulması planlanan yeni devletin önünü kesmeyi amaçlıyorlardı. Bunun üzerine batılı güçler ABD askeri valisi Lucius D. Clay başkanlığında Batı Berlin'in ihtiyaçlarını karşılamak üzere bir hava köprüsü kurdular. Berlin ablukası boyunca yaklaşık 200.000 uçuş ile yaklaşık 1,5 milyon ton ihtiyaç maddesini şehre ulaştırdılar. Batı Berlin'de bulunan üç hava limanına 2-3 dakikada bir bir uçak iniyordu. Batı Berlin halkının direnişi ve hava köprüsü sayesinde yaklaşık bir yıl sonra, Mayıs 1949'da Berlin ablukası son buldu. İşte bu uçakların anısına müzenin çatısında bir ABD uçağını kondurmuşlar.

 


Berlin’de tarihi bir hava alanı TEMPELHOF: Almanya'nın başkenti Berlin'de bulunan ve dünyanın ilk sivil havaalanı olarak 1923 yılında hizmete açılan tarihi Tempelhof havaalanı 2008 de kapatıldı. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ABD'nin eski Batı Berlin'e ikmal yapabilmek amacıyla kurduğu hava köprüsüyle eski Doğu Berlin'deki komünist rejime karşı bir sembol niteliği kazanan Tempelhof havaalanının bulunduğu arazi, 1885 yılında, Alman imparatoru 1. Friedrich Wilhelm'in zamanında Prusya ordusunun talim alanı olarak kullanıldı. Bu alanda, kardeşi Wilbur ile birlikte ilk uçağı icat eden Orville Wright da uçuş yapmıştı. Dünyanın ilk sivil havaalanı olarak 1923 yılında açıldıktan sonra 1930'lı yıllarda hava trafiğinin yoğunluğu konusunda Londra ve Paris havaalanlarını geçen Tempelhof'ta 1934 yılında 59 bin 198 iniş ve kalkış yapılmıştı. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Tempelhof havaalanını devralan Amerikalılar, eski SSCB'nin, Batı Berlin'e ikmal yollarını kesmesi üzerine Batılı ülkelerden bu havaalanına hava köprüsü kurmuşlardı.


Marx - Engels Forum. Spree ırmağının kenarı. Alexanders Platsz yakını. Karl Marx oturuyor. Friedrich Engels ayakta. Heykelin sağı ve solunda dünyadaki devrimlerden fotoğraflar var.  Bizden de 1960 döneminden bir foto var.


Bit pazarları: Berlin’de Cumartesi ve pazarları çok büyük bit pazarları kuruluyor.  İkinci el kitapların yanı sıra kıyafetler, albümler, antikalar hatta çektiğim fotoğraflardan göreceğiniz üzere gelinlikten, gaz maskesine kadar ne ararsanız bulma şansınız var.



Flohmarkt am Mauerpark
Bernauer Straße 63-64 10437 Berlin
Pazar 8.00-16.00

Arkonaplatz
Berlin - Mitte için U8 Bernauer Str. trenine binebilirsiniz.
Cumartesi 10.00-18.00

Boxhagener Platz
Berlin - Friedrichshain için U5 Frankfurter Tor; Tram 21'i kullanabilirsiniz.

Heidestr.
Heidestr. 10, Berlin - Tiergarten için U6 Reinickendorfer Str. trenini kullanabilirsiniz. Cumartesi-Pazar 10.00-18.00

Moritzplatz
Berlin - Kreuzberg için U8 Moritzplatz trenini kullanabilirsiniz.
Cumartesi & Pazar 8.00-16.00

Shöneberg Belediye Binası:  20 Haziran 1963 tarihinde ABD Başkanı John F.Kennedy’nin Batı Berlin’deki arkamızda bulunan Shöneberg Belediyesi’nin balkonundan yaptığı konuşma tarihe geçti. Kennedy’nin Almanca “Ben Berlinliyim” demesi uzun süre unutulmadı. İch bin ein Berliner. http://www.youtube.com/watch?v=-tj5VbRHdGg
"İch bin ein Berliner"








 Staendige Vertretung : Spree Nehri kenarında tur botlarının kalktığı alanda bulunan Staendige Vertretung… Berlin tarihini gözler önüne seren, her daim tıklım tıklım, politik ve aydın kesimin müdavimi olduğu, duvarlarında politik dönemlere ve aydınlara atıflar yapan fotoğraf, resim ve kareografilerin yer aldığı özel bir mekan. Mekanın isminin altında yazdığı gibi size kült ve politik bir mekan atmosferi yaşatıyor öyle ki yemek tabaklarının dahi 50 yıllık maziyi özetleyen gazete küpürleriyle bezeli olması kafi geliyor. Masamızdaki servislerden tarihini okurken simgesel ağırlığına daha bir vakıf oluyoruz. İsmi “daimi (sürekli) temsil” anlamına gelen mekanda servis hızlı, yemekler fena değil. Müdavimler kendilerini belliediyor


Salata çeşitleri ve Flammkuchen (bir nevi Alman pizzası) ile başlangıçlar alındıktan sonra, ana yemek olarak brüksel lahana ve patates eşliğinde kuzu kavurma (“braised leg of lamb”) alıyoruz. Tatlımız ise hoş sohbet ile vanilyalı dondurma ve taze meyve kompostosu oluyor.

Ben Berlin'i çok beğendim. Gidip beğenmeyenler var. Ama gezdikçe  beğenirsiniz.

Hiç yorum yok: