Bu Blogda Ara

5 Mayıs 2009 Salı

HIDRELLEZ

HIDIRELLEZ
(4 Mayıs 2007 tarihli Akşam Gazetesi Ege İlavesi "Ziraatçi Gözüyle" Köşemde yayınlanmıştır)

Hıdrellez, Türk dünyasında kutlanan mevsimlik bayramlardan biridir. Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan hıdrellez günü, Hızır ve İlyas’ın yeryüzünde buluştukları gün olduğu savıyla kutlanmaktadır. Hıdrellez günü, Gregoryen takvimine göre 6 Mayıs, eskiden kullanılan Rumi takvim olarak da bilinen Julyen takvimine göre 23 Nisan günü olmaktadır.

Rumi takvime göre eskiden yıl ikiye ayrılmaktadır: 6 Mayıs’tan 8 Kasım’a kadar olan süre Hızır Günleri adıyla yaz mevsimini, 8 Kasım’dan 6 Mayıs’a kadar olan süre ise Kasım Günleri adıyla kış mevsimini oluşturmaktadır. Bu yüzden 6 Mayıs Günü kış mevsiminin bitip sıcak yaz günlerinin başladığı anlamına gelir ki, bu da kutlanıp bayram yapılacak bir olaydır.

Hızır ve Hıdrellezin kökeni hakkında çeşitli fikirler ortaya atılmıştır. Bunlardan bazıları Hıdrellezin Mezopotamya ile Anadolu kültürlerine ait olduğu; bazıları ise İslamiyet öncesi Orta Asya Türk kültür ve inançlarına ait olduğu yolundadır. Ancak Hıdrellez Bayramı’nı ve Hızır inancını tek bir kültüre mal etmek olanaksızdır. İlk çağlardan itibaren Mezopotamya, Anadolu, İran, Yunanistan ve hatta bütün Doğu Akdeniz ülkelerinde bahar ya da yazın gelişiyle ilgili bazı tanrılar adına çeşitli tören ve ayinlerin düzenlendiği görülmektedir. Hızır; hayat suyu (ab-ı hayat) içerek ölümsüzlüğe ulaşmış; özellikle de baharda insanlar arasında dolaşarak onlara yardım eden, bolluk-bereket ve sağlık dağıtan, Allah katında bir elçidir. Hızır’ın hüviyeti, yaşadığı yer ve zaman belli değildir. Hızır, baharın, baharla vücut bulan taze hayatın sembolüdür.

Ege ve Akdeniz yörelerinde Hıdrellez gecesi piknik alanlarına, suyun ve ağacın bol olduğu yerlerde kutlanmaktadır. Buralarda hayırlar yapılmakta, dualar okunmaktadır. Hıdrellez günü dolayısıyla adaklar adanır. Öyle ki toprağa istenilen şeyin resmi çizilir ya da taşlarla belirlenir. Çocuk ya da mal isteyenler kırmızı kese içerisine para ya da isim yazarak dilekte bulunurlar. Bunlar hıdrellezin gelenekselleşmiş ritüelleridir. Ayrıca hıdrellez gecesi yıkanıldığında tüm hastalıklardan arınıldığı söylenir.

Hıdrellez gecesi Hızır’ın uğradığı yerlere ve dokunduğu şeylere feyiz ve bereket vereceği inancıyla çeşitli uygulamalar yapılır. Yiyecek kaplarının, ambarların ve para keselerinin ağızları açık bırakılır. Ev, araba isteyen kimseler, Hıdrellez gecesi herhangi bir yere istediklerinin küçük bir modelini yaparlarsa Hızır’ın kendilerine yardım edeceğine inanırlar.

Son yıllarda yalnızca gül fidanı diplerin çöpten evler yapmak, ya da mahalle aralarında yakılan ateşin üstünden atlamak, akşam denize dilek atmak, yerel yönetimlerin düzenlediği konserler, biraz da piyasa yaparak turlamak biçiminde kutlanan Hıdırellez bayramı, 20. yüzyılın ilk yarısında daha canlı ve hareketli kutlanırdı. Bununla ilgili birçok hatırayı rahmetli Anneannemden çok dinlemişimdir. O yıllarda özellikle İzmir’de sokaklardan deniz kenarına inen hanımlar sandallar ile denize açılır niyetlerin yazılı olduğu kağıtlar denize atılırmış. Ardından sabah pikniğine geçilir şarkılar eşliğinde eğlenilirmiş. Gül ağacına asılan dilekler maniler eşliğinde okunurmuş. Dileklerinizi kabul olacağı bir bahar dileğiyle.

Hiç yorum yok: