Bu Blogda Ara

21 Eylül 2017 Perşembe

Coğrafi İşaretleme Kavramı



COĞRAFİ İŞARETLEME KAVRAMI
Cem Karagözlü
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü
Bornova – İzmir

Geçen ayki bölümde de bahsettiğimiz üzere;  Son on yılda birçok ürünün nereden geldiği ve nasıl üretildiği bilgilerinin yer aldığı marka ve etiketler ile pazarlandığı görülmektedir. Bu ürünün kaynağını gösteren pazarlama üretici ve tüketici arasındaki bağı güçlendirmiş, ürüne katma değer katmış ve yerel bilgi ve kültürün korunmasına yardımcı olmuştur. Ürünün kaynağını gösteren pazarlama stratejisi aslında uzun bir geçmişe dayansa da hem arz hem de talep yönüyle olan önemi giderek artmış ve küreselleşmeye karşı bir reaksiyon oluşturmuştur. Yerel üreticiler, kendi ürünlerini tüketicinin gözünde hem ürünün benzerlerine hem de daha ucuz ürün satan rakiplerine karşı farklılaştırabilmelidir. Bu farklılaştırmada birçok kriter ön plana çıkmaktadır. Fiyat dışı faktörler (kalite, imaj ve lezzet gibi) önem kazanmaya başladığı an fiyat rekabeti daha fazla olmaktadır. Bu durum sadece ihraç edilen ürünler için değil, aynı zamanda yerel olarak pazarlanan ürünler içinde geçerlidir. Ürünün kaynağını gösteren pazarlama anlayışı Avrupa ülkelerinde uzun zamandan beri desteklenmekte olup (özellikle Fransa ve İtalya), bu şekilde pazarlanan şarap, peynir, zeytinyağı ve et ürünleri gibi ürünlerin özellikle kırsal alandaki yaşama büyük katkı sağladığı belirtilmektedir.
Kırsal kalkınma stratejileri sıklıkla tarımsal ürünlerde farklılaştırma yaklaşımına dayandırılmış çünkü bu tür ürünlerin kendine öz bir farklılıklarının olması, sağlıklı oluşları ve çevreye olan zararsızlıkları tüketicileri cezp etmiştir. Bu tür ürünlerin kendine has olan özellikleri üretildikleri bölgeden kaynaklanan özelliği nedeniyle hareketli olmayan bir avantaj sağlamakta ve bu durum geri kalmış alanların kalkınmasında bir fırsat olarak kullanılabilmektedir.

Türkiye’de önemli sanayi kollarından biri de mevcut hayvan potansiyeli de göz önüne alındığında süt ve süt ürünleri sanayidir. Her ne kadar büyük bir potansiyele sahip olsa da işletme başına düşen hayvan varlığı açısından kıyaslandığında Türkiye’de küçük işletmecilik sisteminin egemen olduğu söylenebilir. Ayrıca, kırsal kesimde küçük işletmelerin ürettikleri sütü kendi imkanları dahilinde peynir, yoğurt ve tereyağı gibi çeşitli süt ürünlerine dönüştürdükleri bilinmektedir. Türkiye’de değişik yörelerde mahalli olarak yaklaşık 198 çeşit peynir yapıldığı bildirilmektedir. Türkiye gerek yöresel peynirler, gerekse sanayi tipi peynirler açısından zengin çeşitlere sahiptir. Mevcut olan bu potansiyelin geliştirilmesinde “Coğrafi İşaretlerin” anahtar rol oynayacağı kesinlikle unutulmamalıdır.

Coğrafi işaret uygulaması “Yerelliğin Dünya ile Buluşması” sloganıyla yerel veya başka bir ifadeyle otantik ürünlerin korunarak gelecek nesillere bozulmadan aktarılması amacıyla alınan bir dizi yasal tedbirler şeklinde ifade edilebilir. Adından da anlaşılacağı üzere coğrafi işaret kapsamına alınan ürünler bir bölge, kasaba, köy, şehir veya havza gibi sınırları net bir şekilde çizilebilecek bir sahaya bütünüyle veya en az bir özelliğiyle bağlı olan ürünlerdir. Başka bir ifadeyle coğrafi işaretler kapsamına alınan bir ürünün bir veya birkaç özelliğini muhakkak sınırları belli bir alandan almış olması gerekmektedir. Böylelikle işaretleme kapsamına alınmış ürün, özelliğini aldığı bölgenin adıyla anılarak bir marka haline gelmektedir.

1995 yılından bu yana Dünya Ticaret Örgütüne üye olan Türkiye’de, Avrupa Birliği'nin coğrafi işaretlere ilişkin 2081/1992 sayılı Konsey Tüzüğünden esinlenilerek 1995 yılında 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kabul edilmiştir. Böylece daha önceden haksız rekabet hükümleri ile dolaylı olarak korunan coğrafi işaretlere etkin ve özel bir koruma sağlanmıştır. Coğrafi işaret, ayırt edici özelliği ile öne çıkan ve bulunduğu bölge ile özdeşleşen ürünlere verilen işarettir. Coğrafi işaretler, sadece tarım ürünleri ile sınırlı olmayıp, insan eliyle yapılan ürünleri de kapsamaktadır. Yani coğrafi işaretlerin kapsamına doğal ürünler, tarım, maden, el sanatları ve sanayi ürünleri girmektedir.

Türkiye’de Coğrafi İşaretli Ürünler
Coğrafi işaretler, “menşe adı” ve “mahreç işareti” olmak üzere ikiye ayrılır.

1. Menşe Adı
Coğrafi işaret korumasına konu olan ürünün üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinin tamamı sınırları belirlenmiş coğrafi alanda gerçekleşmek zorunda ise bu tür coğrafi işaretlere denir. Menşe adına sahip olan ürünler, temel niteliklerini sınırları belirlenmiş bir coğrafi alandan sağlayan ve üretimleri bütünüyle o coğrafi sahada gerçekleşen ürünlerdir. Menşe adı olarak tescili yapılan ürünlere örnek olarak Isparta gülü, Erzincan tulum peyniri, Kayseri pastırması, Pervari balı ve Antep fıstığı verilebilir. Bu tür ürünler niteliklerini ve kalitelerini ancak ait oldukları coğrafi çevrenin ortam özelliklerinden ve üretim yöntemlerindeki kültürel özelliklerden kazanabilirler.

Bir ürünün menşe adını taşıması için aşağıdaki şartları taşıması gerekmektedir.
·         Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, alan, bölge ya da çok özel durumlarda ülkeden kaynaklanan bir ürün olması,
·         Tüm özelliklerini veya esas niteliğini veya özeliklerinin bu yöre, alan veya bölgeye özgü coğrafi unsurlardan kaynaklanan bir ürün olması
·         Üretimi, işlenmesi ve diğer tüm işlemlerinin tamamıyla bu yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılan bir ürün olması gerekir.

2. Mahreç İşareti
Ürünün belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibarı ile bir coğrafi bölge ile özdeşleşmesi; üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az birinin sınırları belirlenmiş coğrafi alanda yapılmasını gerektiren coğrafi işaretlere de “mahreç işareti” denir. Mahreç işaretine sahip ürünler–belirlenen özelliklerden en az birini bulundurması halinde ait oldukları bölgenin dışında da üretilebilir. Mahreç işaretini taşıyan ürünler başka bölgelerde de üretilebilmektedir. Ancak mahreç işareti ile korunan ürünlerin üretiminde ait oldukları coğrafi bölgeye ait hammadde ve üretim yöntemlerinin aynen kullanılması ve ürünün kalitesinin aynı olması gerekir. Çorum leblebisi, Gaziantep baklavası, Antakya künefesi, Kula el halısı, Trabzon telkariye ve hasırı ise mahreç adı ile tescillenen ürünlerden bazılarıdır. Mahreç işareti taşıyan bu ürünler, ait oldukları coğrafi bölgenin dışında da üretilebilirler. Ancak bu üretimde, ait oldukları coğrafi bölgeye ait hammadde ve üretim yöntemlerinin aynen kullanılması ve ürünün kalitesinin aynı olması gereklidir. Bir ürünün mahreç adını taşıması için aşağıdaki şartları taşıması gerekmektedir.

·         Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, alan veya bölgeden kaynaklanan bir ürün olması,
·         Belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibariyle bu yöre, alan veya bölge ile özdeşleşmiş bir ürün olması,
·         Üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerden en az birinin belirlenmiş yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılan bir ürün olması.

Coğrafi işaretlerin tescili için yetkili mercii Türk Patent Enstitüsü’dür ve yurt içinden veya yurt dışından yapılan tüm başvurular Türk Patent Enstitüsü’ ne ya da onun yetkili kıldığı makama yapılır.

Coğrafi İşaretlerin Tescili Coğrafi İşaretlerin Tescilinin Amaçları
·         Yerel üretimi ve kırsal kalkınmayı desteklemek,
·         Geleneksel bilgi ve kültürel değerleri korumak,
·         Turizme katkıda bulunmak,
·         Ürün taklitçiliği ile mücadeledir.

Bir Ürünün Coğrafi İşaret Tescili Alabilmesi İçin Sahip Olması Gereken Dört Temel Özellik
·         Ürün ismi, tüketiciler arasında iyi bir üne sahip olmalıdır.
·         Benzerlerine kıyasla tanınmış bir özgünlüğü bulunmalıdır.
·         Hammadde üretimi ve işleme süreci sınırlandırılmış bir coğrafi alanda gerçekleştirilmelidir.
·         Ayrıntılı şekilde tanımlanmış özel bir üretim sürecinin ürünü olmalıdır.

Coğrafi İşaret Tescilinin Sahibi Olabilecek Kişiler
·         Söz konusu ürünün üreticisi olan gerçek veya tüzel kişiler,
·         Tüketici dernekleri,
·         Konu ve coğrafi yöre ile ilgili kamu kuruluşları, tescil başvurusunda bulunabilecek ve sahibi olabilecek kişilerdir.

Coğrafi İşaret Kullanım Hakkına Sahip Olmanın Avantajları
Coğrafi işaret başvurusu yapma hakkına sahip kişiler ile tescil edilmiş coğrafi işareti kullanım hakkına sahip kişiler, üçüncü kişiler tarafından aşağıda sayılanların yapılmasını önleme hakkına sahiptir:

1. Tescilli adın ününden herhangi bir biçimde yarar sağlayacak kullanımlar veya tescil kapsamındaki ürünleri andıran ya da çağrıştırabilen ürünlerle ilgili olarak tescilli adın dolaylı veya dolaysız olarak ticari amaçlı kullanımı,
2. Sözcük olarak gerek coğrafi yeri ifade etmekle birlikte halkta haksız biçimde ürünün başka yer kaynaklı olduğu izlenimini bırakan kullanımı veya korunan adın tercümesinin kullanımı veya stilinde, tarzında, tipinde, türünde, yöntemiyle, orada üretildiği biçimde veya benzeri diğer açıklama veya terimlerle birlikte kullanımı,
3. Ürünün iç veya dış ambalajında tanıtım ve reklamında veya ürünle ilgili herhangi bir yazılı belgede doğal veya esas nitelik ve özellikleri ile menşei konusunda yanlış veya yanıltıcı herhangi bir açıklama veya belirtiye yer verilmesi,
4. Ürünün iç veya dış ambalajında, tanıtım veya reklamında veya ürünle ilgili herhangi bir yazılı belgede doğal veya esas nitelik ve özellikleri ile menşei konusunda yanlış veya yanıltıcı herhangi bir açıklama veya belirtiye yer verilmesi,
5. Ürünün menşei konusunda halkı yanıltabilecek biçimde ambalajlanması veya yanılgı yaratabilecek diğer herhangi bir biçimde sunulması (Demirer, 2010).

Coğrafi İşaret Olarak Tescil Edilemeyecek İşaretler
1. Coğrafi işaret tanımına uymayan adlar ve işaretler,
2. Ürünün öz adı olmuş adlar ve işaretler,
3. Ürünün gerçek kaynağı konusunda halkı yanıltabilecek olan bitki türleri, hayvan soyları veya benzer adlar,
4. Kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı işaretler coğrafi işaret olarak tescil edilemeyecek işaretlerdir (http://www.tesk.org.tr).

KAYNAKLAR:
555 Sayılı KHK., 1995, “Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında 555 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname” RG: 27/06/1995 – 22326.
Anonim, 2014, Coğrafi İşaret Olarak Tescil Edilemeyecek İşaretler http://www.tesk.org.tr Erişim Tarihi: Temmuz 2015
Çalışkan, 2010, “Türkiye’de Coğrafi İşaretlerin Dağılış Özelliklerinin ve Coğrafi İşaret Potansiyelinin Değerlendirilmesi,
Kan, M, Gülçubuk, M., Kan, A, Küçükçongar, M. 2010.  Coğrafi İşaret Olarak Karaman Divle Tulum Peyniri. KMÜ Sosyal ve Ekonomi̇k Araştırmalar Dergi̇si 12 (19): 15-23
Oraman, Y. 2015 . Türkiye’de Coğrafi İşaretli Ürünler. Balkan ve Yakın Doğu Sosyal Bilimler Dergisi. 01: 1-10
Şahin ve Meral, 2011,Türkiye’de Coğrafi İşaretleme ve Yöresel Ürünler, Türk Bilimsel Derlemeler Dergisi, Sayı:5

Hiç yorum yok: